Asya hisse senedi piyasaları, Wall Street'te teknoloji hisselerinin öncülüğünde yaşanan rallinin ve İran savaşında diplomatik ilerleme umutlarıyla petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle Cuma günü yükselişe hazırlanıyor. Yatırımcılar, küresel ekonomik görünüm ve jeopolitik riskleri değerlendirirken, teknoloji sektöründeki iyimserlik öne çıkıyor. Petrol fiyatlarındaki gerileme ise enflasyon baskılarını hafifletebileceği beklentisiyle piyasalara olumlu yansıdı.
Gelişmenin Arka Planı
Wall Street'te teknoloji hisseleri, yapay zeka ve çip üreticilerine yönelik güçlü talep ve şirket karlılıklarındaki artış beklentisiyle yükseldi. Nasdaq endeksi günü %1'in üzerinde primle tamamladı. Bu iyimserlik, Asya piyasalarına da taşındı. Japonya'da Nikkei 225 endeksi, teknoloji ve yarı iletken hisselerindeki alımlarla yükselişle açıldı. Güney Kore'de Kospi endeksi, Samsung Electronics ve SK Hynix gibi çip üreticilerinin öncülüğünde değer kazandı. Tayvan'da ise TSMC'nin hisseleri, güçlü talep beklentisiyle prim yaptı.
Öte yandan, petrol fiyatları, İran ile Batılı ülkeler arasında devam eden savaşta diplomatik bir çözüm umudunun artmasıyla geriledi. Brent ham petrolü varil başına 85 doların altına inerken, ABD ham petrolü 80 dolar seviyelerine yaklaştı. Uluslararası toplum, İran'ın nükleer programı ve bölgesel gerilimler konusunda müzakerelerin yeniden başlayabileceği sinyalleri alıyor. Bu durum, küresel arz endişelerini hafifleterek petrol fiyatlarını aşağı çekti.
Asya piyasalarındaki yükselişte, Çin'in ekonomik teşvik önlemleri ve Kovid-19 sonrası toparlanma umutları da etkili oldu. Çin Merkez Bankası'nın (PBOC) faiz indirimi sinyalleri ve altyapı harcamalarını artıracağı yönündeki beklentiler, bölge borsalarını destekledi. Hong Kong'da Hang Seng endeksi, teknoloji devleri Tencent ve Alibaba'nın hisselerindeki alımlarla yükseldi. Avustralya'da ASX 200 endeksi, madencilik ve enerji hisselerindeki karışık seyre rağmen bankacılık hisselerinin desteğiyle hafif primli seyretti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Küresel piyasalar, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası ve enflasyon verilerini yakından takip ediyor. Fed'in faiz artırım döngüsünün sonuna yaklaşıldığı beklentisi, risk iştahını artırıyor. Ancak, jeopolitik riskler ve özellikle İran-İsrail hattındaki gerilim, piyasalarda dalgalanma yaratmaya devam ediyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji ithalatçısı ülkeler için olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Avrupa borsaları da teknoloji hisselerindeki artışla günü pozitif tamamladı.
Asya'da ise Çin'in ekonomik performansı ve ABD-Çin ticaret ilişkileri belirleyici olmaya devam ediyor. Çin'in açıkladığı son veriler, sanayi üretimi ve perakende satışlarda toparlanma sinyali verse de, gayrimenkul sektöründeki kriz ve genç işsizliği endişe kaynağı. Japonya'da ise zayıf yen, ihracatçı şirketlerin karlılığını artırırken, ithalat maliyetlerini yükselterek enflasyonu körüklüyor. Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) ultra gevşek para politikasını ne zaman sonlandıracağı merakla bekleniyor.
Petrol fiyatlarındaki düşüş, küresel enflasyon üzerindeki baskıyı azaltabilir. Enerji fiyatları, birçok ülkede enflasyonun ana bileşenlerinden biri. Petrolün gerilemesi, merkez bankalarının faiz indirimine gitme alanını genişletebilir. Ancak, İran'daki savaşın seyri, arz kesintisi riskini canlı tutuyor. Diplomatik çözüm umudu şu an için fiyatları aşağı çekse de, olası bir tırmanma petrolü yeniden yukarı taşıyabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Asya piyasalarındaki yükseliş ve petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye ekonomisi açısından karışık bir tablo sunuyor. Petrol fiyatlarının gerilemesi, Türkiye'nin enerji ithalat faturasını azaltarak cari açık üzerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak, küresel risk iştahındaki artış, gelişmekte olan ülkelere sermaye akışını destekleyebilir ve TL üzerindeki baskıyı azaltabilir. Öte yandan, İran'daki savaşta diplomatik ilerleme, bölgesel istikrar açısından olumlu; Türkiye'nin enerji güvenliği ve ticaret yolları için kritik. Yine de jeopolitik risklerin sürmesi, Türkiye'nin dış politikasında denge gözetmesini gerektiriyor. Küresel piyasalardaki iyimserlik kalıcı olursa, Türkiye'nin ihracat pazarlarındaki talep artabilir.