Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Pakistan'ın Afganistan'ın başkenti Kabil'de dört ay önce düzenlediği hava saldırılarına ilişkin bağımsız bir soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. Örgüt, 22 Temmuz'da yayımladığı raporda, söz konusu saldırıların 'olası bir savaş suçu' teşkil ettiğini belirtti. Reuters'ın haberine göre, Amnesty International'ın raporu, Pakistan ordusunun Şubat ayında Kabil'in bazı bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında en az 10 sivilin hayatını kaybettiğini ortaya koydu. Saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere çok sayıda kişinin yaralandığı ifade ediliyor. Örgüt, Pakistan'ın bu saldırılarda uluslararası insancıl hukuku ihlal etmiş olabileceğini vurguladı.
Saldırıların arka planı ve sivil kayıplar
Pakistan, Şubat ayındaki hava saldırılarının, Afganistan topraklarında faaliyet gösteren silahlı militan gruplara yönelik olduğunu savundu. Ancak Amnesty International'ın raporu, saldırıların yerleşim bölgelerini hedef aldığını ve sivil kayıplara yol açtığını belgeledi. Görgü tanıkları, saldırı sırasında evlerinin bombalandığını ve çocuklarının enkaz altında kaldığını aktardı. Afganistan Cumhuriyeti yetkilileri de Pakistan'ı egemenlik ihlali yapmakla suçlamış, olayı kınamıştı. Raporda, Pakistan'ın askeri operasyonlarda sivil kayıpları en aza indirmek için gerekli önlemleri almadığı, ayrıca saldırılarla ilgili şeffaf bir soruşturma yürütmediği eleştirisi yapıldı. Amnesty International, Pakistan hükümetine çağrıda bulunarak, uluslararası toplumun da konuya müdahil olmasını talep etti.
Bölgesel ve küresel boyut: Afgan-Pakistan ilişkileri ve uluslararası hukuk
Pakistan'ın Afgan topraklarına yönelik askeri müdahaleleri, iki ülke arasında uzun süredir devam eden gerginliğin bir yansıması. Kabil yönetimi, Pakistan'ı Taliban ve diğer militan grupları desteklemekle suçlarken, İslamabad da Afganistan'ın kendi topraklarından Pakistan'a yönelik saldırılara izin verdiğini iddia ediyor. Bu olay, uluslararası insancıl hukuk ve egemenlik ilkeleri açısından da önemli bir test niteliği taşıyor. Uzmanlar, eğer bağımsız bir soruşturma Pakistan'ın uluslararası hukuku ihlal ettiğini kanıtlarsa, bu durumun bölgedeki diğer ülkeler için de emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Tarihsel olarak, Afganistan'daki çatışmalarda sivil kayıplar sık sık gündeme gelmiş ancak çoğu zaman cezasızlıkla sonuçlanmıştı. Amnesty International'ın bu raporu, sivil koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi ve savaş suçlarının soruşturulması yönünde baskı oluşturabilir. Öte yandan, Pakistan'ın bu iddiaları reddetmesi ve kendi soruşturmasını yürüttüğünü açıklaması, uluslararası toplumda farklı tepkilere yol açtı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da barış sürecinin desteklenmesi ve insani yardım faaliyetleri açısından aktif bir rol oynamaktadır. Pakistan'ın hava saldırılarına ilişkin bu tür iddialar, bölgedeki istikrarı tehdit edebileceğinden Türkiye'nin yakından takip ettiği bir konudur. Ankara, hem Pakistan hem de Afganistan ile ikili ilişkilerini dengede tutmaya çalışırken, uluslararası insancıl hukuka saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Türkiye, Afganistan'da kalıcı barış ve güvenliğin sağlanması için taraflar arasında diyalog ve uzlaşıyı teşvik eden bir pozisyon izlemektedir. Bu olay, Türkiye'nin bölgedeki arabulucu rolünü etkileyebileceği gibi, aynı zamanda sivil kayıpların önlenmesine yönelik uluslararası çabalara katkıda bulunma fırsatı da sunmaktadır. Türkiye, benzer insani krizlerde olduğu gibi, mağdurların yanında yer alarak adil bir soruşturma yapılması çağrısını destekleyebilir.