GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Amnesty: Batı Şeria’da etnik temizlik İsrail devlet politikası

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Amnesty: Batı Şeria’da etnik temizlik İsrail devlet politikası
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) yayımladığı kapsamlı raporda, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik etnik temizlik ve yerleşimci saldırılarını sistematik bir devlet politikası haline getirdiğini belirtti. Örgüt, İsrail’in savaş suçları işleyerek ilhak ve yerleşim genişletme ajandasını hızlandırdığını, uluslararası hukuku açıkça ihlal ettiğini vurguladı. Rapor, İsrail güçlerinin ve silahlı yerleşimcilerin Filistinli sivillere yönelik şiddet eylemlerinin, zorla yerinden etme ve mülk tahribatının sistematik bir şekilde devam ettiğini ortaya koydu.

İsrail’in Batı Şeria’daki politikası: İlhak ve yerleşim genişletme

Amnesty International’ın 120 sayfalık raporu, İsrail’in Batı Şeria’da 1967’den bu yana uyguladığı işgal politikasının, özellikle son yıllarda Netanyahu hükümeti döneminde daha da sertleştiğini gösteriyor. Raporda, İsrail’in Filistin topraklarında yasa dışı yerleşim birimleri inşa etmeye, Filistinlileri evlerinden zorla çıkarmaya ve tarım arazilerini gasp etmeye devam ettiği belirtiliyor. Örgüt, bu eylemlerin “etnik temizlik” olarak nitelendirilebilecek kadar sistematik olduğunu ve uluslararası hukukta savaş suçu teşkil ettiğini ifade etti. Raporda özellikle Masafer Yatta, Hırv el-Ürdün ve Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah mahallesi gibi bölgelerde yaşanan zorla tahliyeler örnek gösteriliyor.

Amnesty, İsrail’in yerleşimci şiddetini teşvik ettiğini ve bu saldırıların faillerinin genellikle cezasız kaldığını vurguluyor. Raporda, 2022-2024 yılları arasında Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik 2.000’den fazla yerleşimci saldırısı kaydedildiği; bu saldırılarda 10’dan fazla Filistinlinin hayatını kaybettiği, yüzlercesinin yaralandığı ve binlerce dönüm arazinin tahrip edildiği aktarılıyor. İsrail ordusunun bu saldırıları engellemek yerine çoğu zaman yerleşimcilere destek verdiği de raporda yer alan kritik tespitler arasında.

Uluslararası toplumun tepkisi ve bölgesel yansımalar

Amnesty International’ın raporu, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), raporu “derin endişe verici” olarak nitelendirirken, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sözcüsü Peter Stano, İsrail’i uluslararası hukuka uymaya çağırdı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise rapora temkinli yaklaşarak İsrail’e yönelik suçlamaları “tek taraflı” bulduğunu ifade etti. Arap Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı ise raporu memnuniyetle karşıladı ve İsrail’e karşı yaptırım çağrısında bulundu. Filistin Yönetimi, Amnesty’nin bulgularını “işgalin gerçek yüzünü gösteren kanıt” olarak değerlendirdi.

Rapor, İsrail’in uluslararası alandaki itibarına da darbe vurdu. İnsan hakları örgütleri, İsrail’in “demokrasi” imajının altının boş olduğunu savunurken, İsrail hükümeti raporu “anti-Semitik ve taraflı” olarak reddetti. Netanyahu yönetimi, Amnesty’yi bir “insan hakları kuruluşu” olarak tanımadıklarını ve raporun “siyasi” bir saldırı olduğunu ileri sürdü. Ancak rapor, İsrail’in Filistin topraklarındaki ihlallerine dair belgelenmiş kanıtlar sunması nedeniyle uluslararası kamuoyunda ciddi bir tartışma başlattı. Özellikle Güney Afrika’nın Uluslararası Adalet Divanı’nda İsrail aleyhine açtığı soykırım davasıyla eşzamanlı olarak gündeme gelen bu rapor, İsrail’e yönelik baskıları daha da artırdı.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Bu gelişme, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu Filistin davasına uluslararası alanda yeni bir dayanak sağlıyor. Amnesty’nin raporu, Türkiye’nin İsrail’e yönelik eleştirilerini diplomatik olarak güçlendirebilir ve Ankara’nın BM nezdinde Filistin’e destek politikasına hız kazandırabilir. Bölgesel düzeyde, rapor İsrail’in komşularıyla ilişkilerini daha da germe potansiyeli taşıyor. Türkiye için Katar ve Suudi Arabistan’ın da katıldığı Müslüman Kardeşler eksenli bir koalisyon oluşturma girişimlerine zemin hazırlayabilir. Öte yandan, ABD’nin rapora mesafeli yaklaşımı, Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinde Filistin meselesini bir denge unsuru olarak kullanmasına olanak tanıyor.

Etiketler:
amnesty internationalisrailbatı şeriaetnik temizlikfilistininsan haklarıişgal

İlgili Haberler

Ben-Gvir: Lübnanlı kadın ve çocuklar rehin alınsın
Orta Doğu

Ben-Gvir: Lübnanlı kadın ve çocuklar rehin alınsın

8 dk önce

Yeni görüntüler İsrail'in bebek katliamını yalanlıyor
Orta Doğu

Yeni görüntüler İsrail'in bebek katliamını yalanlıyor

22 dk önce

ABD, İran'a misilleme saldırısı başlattı
Orta Doğu

ABD, İran'a misilleme saldırısı başlattı

32 dk önce

100 Gün: Filistin, İran ve Ortadoğu'yu Yeniden Şekillendiren Savaş
Orta Doğu

100 Gün: Filistin, İran ve Ortadoğu'yu Yeniden Şekillendiren Savaş

36 dk önce