Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Libya'nın doğu ve batısındaki yetkililerin son bir aydır göçmen ve sığınmacılara yönelik baskıyı yoğunlaştırdığını, kitlesel tutuklamalar, gözaltılar ve sınır dışı etmeler gerçekleştirdiğini bildirdi. Örgüt, 23 Haziran'da yayımladığı raporda, Avrupa Birliği'ni (AB) bu insan hakları ihlallerine ortak olmakla suçladı. Brüksel merkezli açıklamada, AB'nin Libya sahil güvenliğine sağladığı fon ve eğitimin, göçmenlerin geri itilmesine ve keyfi gözaltılara yol açtığı belirtildi.
Libya'da göçmenlere yönelik baskı artıyor
Amnesty International raporuna göre, Libya'nın doğusundaki Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi'ne bağlı güçler ve batıdaki Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti, Nisan 2025'ten bu yana göçmenlere karşı sert önlemler aldı. Özellikle Sahra Altı Afrika kökenli göçmenler, çoğunlukla Libya'ya geçiş yaparken yakalanıp gözaltı merkezlerine kapatıldı. Raporda, sadece Mayıs ayında 1.500'den fazla kişinin keyfi olarak gözaltına alındığı, çoğunun sınır dışı edildiği veya çöle terk edildiği kaydedildi. Amnesty, bu uygulamaların uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
AB'nin Libya sahil güvenliğine sağladığı mali destek ve teknik yardımın, bu ihlallere doğrudan katkı sağladığı ifade edildi. Örgüt, AB'nin 2017'den bu yana Libya sahil güvenliğine 62 milyon avrodan fazla fon aktardığını ve bu fonun göçmenlerin Akdeniz'de geri itilmesinde kullanıldığını belirtti. Amnesty'nin kıdemli araştırmacılarından Diana Jeambrun, "AB, Libya'daki insan hakları ihlallerine göz yumarak sorumluluğunu yerine getirmiyor. Bu ortaklık, göçmenleri daha büyük risklere maruz bırakıyor" dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Libya, Afrika'dan Avrupa'ya geçişte kritik bir transit ülke konumunda. Ülkede 2011'den bu yana süren iç savaş ve siyasi istikrarsızlık, göçmenlerin hedef haline gelmesine neden oluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2024 yılında Akdeniz'de 2.500'den fazla göçmen hayatını kaybetti. AB, göç akınlarını durdurmak için Libya ile işbirliğini sürdürse de, insan hakları örgütleri bu politikanın göçmenleri daha tehlikeli rotalara ittiğini savunuyor. Amnesty, AB ülkelerini Libya'ya yapılan fonu durdurmaya ve göçmenlerin güvenli geçişi için yasal yollar oluşturmaya çağırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Libya'da hem siyasi hem de askeri olarak önemli bir aktör. Özellikle Trablus merkezli Ulusal Birlik Hükümeti'ne verdiği destek ve deniz yetki alanları anlaşması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını korumasını sağlıyor. Libya'daki göçmen krizinin derinleşmesi, Türkiye'nin güney sınırlarında güvenlik risklerini artırabilir ve Akdeniz'deki göç rotalarını değiştirebilir. Ayrıca, AB'nin göç politikalarındaki başarısızlık, Türkiye-AB arasındaki göç mutabakatının geleceğini de etkileyebilir. Türkiye, Libya'daki istikrarın sağlanması ve insan hakları ihlallerinin önlenmesi için uluslararası çabalara katkıda bulunmalı; ancak kendi güvenlik çıkarlarını da gözetmelidir.