ABD'de benzin fiyatlarındaki artış, Amerikalıların cebini yakmaya devam ediyor. Gallup şirketinin yayımladığı yeni bir ankete göre, Amerikalıların üçte ikisi (yüzde 67) akaryakıt fiyatlarındaki son yükseliş nedeniyle mali sıkıntı yaşadığını belirtiyor. Anket, İran savaşının ABD ekonomisi üzerindeki etkisini gözler önüne sererken, yüksek enerji maliyetlerinin hane halkı bütçelerini nasıl zorladığını ortaya koyuyor.
Anketin detayları ve arka plan
Gallup'un 1-10 Nisan 2025 tarihleri arasında 1.015 yetişkinle yaptığı telefon anketinde, katılımcılara “son benzin fiyat artışlarının sizin için mali sıkıntıya yol açıp açmadığı” soruldu. Yanıt verenlerin yüzde 67'si “evet” derken, yüzde 33'ü herhangi bir mali sıkıntı yaşamadığını ifade etti. Bu oran, 2022'deki tarihi zirve olan yüzde 71'in altında kalsa da, hala endişe verici seviyede.
Anket, benzin fiyatlarındaki artışın özellikle düşük ve orta gelirli haneleri vurduğunu gösteriyor. Yıllık geliri 40 bin doların altında olanların yüzde 82'si fiyat artışlarından etkilendiğini belirtirken, bu oran 100 bin dolar üstü gelir grubunda yüzde 48'e düşüyor. Bölgesel olarak ise Güney eyaletleri ve kırsal alanlarda yaşayanlar, toplu taşıma seçeneklerinin sınırlı olması nedeniyle daha fazla etkileniyor.
Uzmanlar, benzin fiyatlarındaki artışın temel nedenini İran'daki askeri çatışmaların küresel petrol arzını tehdit etmesine bağlıyor. Orta Doğu'daki gerginlikler, Brent petrolün varil fiyatını 90 doların üzerine taşırken, ABD'de ortalama benzin fiyatı galon başına 4,50 dolara yaklaştı. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) enflasyonla mücadelesini zorlaştırırken, tüketici güvenini de olumsuz etkiliyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Benzin zammının etkileri sadece ABD ile sınırlı kalmıyor. Dünyanın en büyük petrol tüketicisi olan ABD'de talep daralması, küresel ekonomik büyümeyi yavaşlatma potansiyeli taşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), yüksek enerji fiyatlarının gelişmekte olan ülkelerde gıda ve ulaşım maliyetlerini artırarak yoksulluğu derinleştirebileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği ülkeleri de benzer bir tabloyla karşı karşıya. Rusya-Ukrayna savaşının ardından enerji arzını çeşitlendirmeye çalışan Avrupa, Orta Doğu krizinin yeni bir enerji şoku yaratmasından endişe ediyor. Almanya ve Fransa, stratejik petrol rezervlerini kullanmayı değerlendirirken, OPEC+ ülkeleri üretim artışı konusunda henüz bir anlaşmaya varamadı.
Bu küresel tablo, enerji bağımlılığının kırılganlığını bir kez daha gösteriyor. Uzun vadede yenilenebilir enerjiye geçişin hızlanması gerektiği vurgulanırken, kısa vadede tüketicilerin yüksek fiyatlarla başa çıkmak için tasarruf önlemleri alması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki benzin zammı, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de küresel petrol fiyatları üzerinden dolaylı etkiler yaratıyor. Türkiye, petrol ihtiyacının büyük kısmını ithal ettiği için küresel fiyat artışları akaryakıt ve ulaştırma maliyetlerini yükseltiyor. Bu durum, enflasyonla mücadele eden Türkiye ekonomisi için ek bir yük oluşturuyor. Ayrıca, Orta Doğu'daki gerginliklerin Türkiye'nin enerji tedarik rotalarını etkileme riski bulunuyor. Türkiye'nin enerji çeşitliliği politikaları ve yerli kaynaklara yönelimi, bu tür küresel şoklara karşı dayanıklılığı artırmak açısından önem taşıyor.