ABD, bu hafta sonu büyük bir kutlamaya hazırlanırken, BBC ülke genelinde vatandaşlarla yaptığı görüşmelerde Amerikalıların mevcut duruma ilişkin 'daha kötü olabilirdi' şeklinde özetlenebilecek karmaşık duygularını derledi. Ülkenin 250. kuruluş yıldönümü öncesinde, siyasi kutuplaşma, ekonomik belirsizlikler ve toplumsal gerilimler gölgesinde vatandaşların beklentileri de şekilleniyor.
Yıldönümü coşkusu ve kaygılar bir arada
BBC muhabirleri, New York'tan Kaliforniya'ya, Teksas'tan Ohio'ya kadar geniş bir coğrafyada yurttaşlarla konuştu. Görüşülenlerin çoğu, 4 Temmuz kutlamalarının heyecanını taşırken, ülkenin karşı karşıya olduğu zorlukları da sıraladı. Florida'da yaşayan emekli öğretmen Mary Johnson, “Ülkemiz 250 yaşında ama hâlâ çocukluk hastalıkları yaşıyor gibi. Eski günlerdeki birlik ruhunu özlüyorum. Ama yine de daha kötü olabilirdi, en azından hâlâ bir kutlama yapabiliyoruz” dedi. Ohio'da çiftçilik yapan Tom Harris ise, “Ekonomi iyi değil, enflasyon canımızı yakıyor. Ama geçen yüzyılda yaşanan Büyük Buhran'dan daha kötü değiliz. En azından işimiz var” ifadelerini kullandı.
Siyasi bölünmüşlük en çok dile getirilen konulardan biriydi. Kaliforniya'da genç bir girişimci olan Sarah Chen, “Sağ ve sol arasındaki uçurum derinleşiyor. Eskiden komşularımızla fikir ayrılığı yaşasak da birbirimize saygı duyardık. Şimdi sosyal medyada birbirimizi yiyoruz. Ama yine de şiddetli bir iç savaş çıkmadı, belki de bu iyiye işaret” yorumunu yaptı. Teksas'ta bir emlakçı olan Carlos Martinez, göçmenlik politikalarına dikkat çekerek: “Sınırda yaşanan kriz herkesi endişelendiriyor. Hükümetin bu konuda daha etkili adımlar atmasını isterdik. Ama ülke hâlâ ayakta, daha kötüsü de olabilirdi” dedi.
Kutlamaların gölgesinde ekonomik ve toplumsal sorunlar
4 Temmuz'da başkent Washington'dan küçük kasabalara kadar ülke genelinde havai fişek gösterileri, konserler ve geçit törenleri düzenlenecek. Ancak bu coşku, yüksek enflasyon, artan konut fiyatları ve sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikler gibi yapısal sorunların üzerini tam olarak örtemiyor. Uzmanlar, ABD'nin 250 yıllık tarihinde önemli dönüm noktaları yaşadığını ancak mevcut kutuplaşmanın ülkenin geleceği için risk oluşturduğunu belirtiyor. Siyaset bilimci Prof. John Davis, “Vatandaşların 'daha kötü olabilirdi' demesi, bir tür dayanıklılık göstergesi. Ancak bu pasif iyimserlik, sorunların çözümünü erteleyebilir. Tarih, büyük krizlerin üstesinden gelen bir ulus olduğumuzu gösteriyor, ama bu kez farklı olabileceğine dair işaretler var” değerlendirmesinde bulundu.
BBC'nin haberi, ülkenin dört bir yanından derlenen seslerle, Amerikalıların hem gurur hem de endişe taşıdığını ortaya koyuyor. Birçok kişi için 250. yıl, geçmiş başarıları hatırlamak kadar geleceğe dair soruları da beraberinde getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin 250. yıldönümü, Türk dış politikası açısından stratejik bir müttefikin iç dinamiklerinin anlaşılması bakımından önem taşıyor. ABD'deki siyasi kutuplaşma ve ekonomik belirsizlikler, Ankara-Washington ilişkilerinde istikrar arayışını etkileyebilir. Türkiye, NATO müttefiki olarak ABD'nin iç istikrarının bölgesel güvenlik dinamiklerine yansımalarını yakından izliyor. Öte yandan, ABD'deki toplumsal gerilimlerin dış politikaya yansıması, özellikle Doğu Akdeniz, Suriye ve savunma sanayii gibi konulardaki işbirliğini şekillendirebilir. Türkiye'nin, ABD'nin 250 yıllık tarihinden çıkarılacak derslerle kendi bölgesel stratejilerini gözden geçirmesi mümkün.