Orta Batı’daki Amerikalı çiftçiler, Başkan Donald Trump’ın ticaret savaşları ve İran’daki askeri operasyonların tetiklediği maliyet artışları nedeniyle giderek zorlanıyor. 2024 seçimlerinde oyların ezici çoğunluğunu Trump’a veren bu kilit seçmen grubu, şimdi Cumhuriyetçi Parti’nin Kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre’deki çoğunluğunu koruma çabalarını test ediyor. Tarıma dayalı 444 bölgenin yalnızca 11’inde kaybeden Trump, bu kitlenin sadakatine güveniyordu. Ancak artan borç yükü, düşen emtia fiyatları ve belirsizlik, çiftçileri alternatif arayışına itiyor.
Tarımın Ekonomik Krizi
Trump döneminde başlatılan tarife politikaları, özellikle Çin ve Avrupa Birliği ile ticarette misillemelere yol açarak soya fasulyesi, mısır ve buğday gibi temel ürünlerin ihracatını vurdu. Aynı dönemde İran’daki savaş, mazot ve gübre fiyatlarını rekor seviyelere taşıdı. Amerika Tarım Bakanlığı verilerine göre, tarım sektörü borç yükü 2025’te 530 milyar doları aştı. Iowa, Nebraska, Kansas gibi eyaletlerde iflas başvuruları yüzde 40 arttı. Çiftçiler, maliyetleri karşılamak için federal yardımlara bağımlı hale gelirken, Trump yönetiminin dağıttığı 30 milyar dolarlık sübvansiyon paketi yetersiz kalıyor. “Ticarete kapalı ekonomi bizi mahvetti” diyor Nebraska’lı çiftçi John Peterson. “Biz Trump’ı destekledik, ama o bizi unuttu.”
Siyasi Yansımalar ve Ara Seçimler
Kasım ara seçimleri, Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki dar çoğunluğunu korumak için kritik. Tarım bölgeleri, geleneksel olarak GOP’un kalesi sayılıyor. Ancak son anketler, çiftçilerin yalnızca yüzde 52’sinin Trump’ı yeniden onayladığını gösteriyor; 2024’te bu oran yüzde 78’di. Demokratlar, bu hoşnutsuzluğu kendi lehlerine çevirmek için “Trump çiftçiyi sat” sloganıyla kampanya yürütüyor. Özellikle Iowa ve Ohio’da rekabet kızışmış durumda. Ekonomik kriz, sadece kırsal oyları değil, tedarik zinciri ve gıda fiyatları üzerinden kentli seçmeni de etkiliyor. Cumhuriyetçi stratejistler, bu durumu “yavaş bir siyasi zehirlenme” olarak niteliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD tarımındaki kriz, küresel gıda tedarik zincirini etkileyerek Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatını olumlu etkileyebilir. ABD’nin buğday ve soya ihracatındaki düşüş, Türk çiftçisine yeni pazarlar açabilir. Ayrıca, ABD’nin iç siyasi istikrarsızlığı, Türkiye’nin NATO ve ikili ilişkilerde elini güçlendirebilir. Ancak yüksek enerji maliyetleri ve küresel enflasyon, Türkiye’yi de olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle Ankara, tarımda kendine yeterlilik politikalarını hızlandırmalı.