Ekvador'un Amazon ormanlarındaki Puyo kentinde, atalarından kalma topraklarını petrol kuyuları, madenler ve diğer tehditlere karşı savunan halklar, hükümetlerin ev sahipliği yaptığı bir çevre konferansında politikacıları lobi yapmak için değil, kendi forumlarını oluşturmak için bir araya geldi. 12. Pan-Amazonya Sosyal Forumu (FOSPA), bölgedeki en geniş katılımlı toplumsal hareketlerden biri olarak öne çıkıyor.
FOSPA'nın Arka Planı ve Acil Durum İlanı
FOSPA, ilk kez 2002 yılında Brezilya'nın Belém kentinde düzenlenen ve o zamandan beri her iki yılda bir farklı bir Amazon ülkesinde gerçekleştirilen bir aktivist buluşmasıdır. Bu yılki buluşma, Puyo kentinde 22-25 Haziran tarihleri arasında yapıldı. Forumun ana gündem maddesi, Amazon bölgesindeki ekosistemlerin ve yerli halkların karşı karşıya olduğu tehditlerdi. Katılımcılar, petrol çıkarımı, yasadışı altın madenciliği ve ormansızlaşmanın yanı sıra hükümetlerin bu faaliyetlere verdiği desteği protesto etti.
Forumun sonuç bildirgesinde, Amazon'un 'acil durum' içinde olduğu ilan edilirken, bölge halklarının yaşam alanlarının korunması için uluslararası topluma çağrı yapıldı. Bildirgede, iklim değişikliğinin etkilerinin artmasına rağmen, Amazon'daki yıkımın sürdüğüne dikkat çekildi. Ayrıca, petrol şirketleri ve madencilik firmalarının faaliyetlerinin durdurulması, yeni kıtasal yasaların oluşturulması ve yerli halkların karar alma süreçlerine doğrudan katılımının sağlanması talep edildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
FOSPA, sadece yerel bir toplantı değil, aynı zamanda Latin Amerika'nın farklı ülkelerinden gelen aktivistlerin, akademisyenlerin ve yerli liderlerin buluştuğu bir platform. Bu yılki foruma Brezilya, Peru, Kolombiya, Venezuela, Bolivya, Guyana ve Fransız Guyanası'ndan katılımcılar geldi. Amazon, dünya oksijeninin yaklaşık yüzde 20'sini üretmesi ve küresel iklim dengesindeki kritik rolü nedeniyle 'dünyanın akciğerleri' olarak anılıyor. Ancak, son yıllarda ormansızlaşma ve yasadışı madencilik, ormanların bu işlevini tehdit eder hale geldi.
Uzmanlar, Amazon'daki yıkımın sadece bölgeyi değil, küresel iklim değişikliğiyle mücadeleyi de olumsuz etkilediğini vurguluyor. Fosil yakıt tüketimi ve ormansızlaşma, karbon salınımını artırarak sıcaklık artışını hızlandırıyor. FOSPA katılımcıları, gelişmiş ülkelerin iklim taahhütlerini yerine getirmesini ve Amazon ülkelerine kaynak sağlamasını talep etti. Ayrıca, bölgedeki biyoçeşitliliğin korunması ve yerli halkların kültürel haklarının tanınması da forumun öne çıkan talepleri arasında.
Ekvador'da faaliyet gösteren ABD merkezli Chevron'a karşı açılan tarihi bir dava da forumda gündeme geldi. Yerli topluluklar, şirketin petrol kirliliğinden kaynaklanan zararların tazmin edilmesi için mücadelelerine devam edeceklerini belirtti. Bu dava, çok uluslu şirketlerin çevresel sorumlulukları açısından örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Amazon'daki bu gelişmeler, Türkiye'yi doğrudan etkilemese de, küresel iklim değişikliğiyle mücadele bağlamında önem taşıyor. Türkiye, 2021'de Paris Anlaşması'nı onaylayarak iklim değişikliğiyle mücadelede kararlılığını göstermişti. Amazon'daki orman tahribatı, küresel karbon döngüsünü etkileyerek Türkiye dahil tüm ülkeleri tehdit eden iklim krizini derinleştiriyor. Ayrıca, Türkiye'nin yenilenebilir enerji ve çevre teknolojileri alanındaki yatırımları, uluslararası iş birlikleri açısından bu tür forumların getirebileceği fırsatlar doğurabilir. Türkiye'nin iklim diplomasisinde daha aktif rol alması, küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlayabilir.