Brezilya'da Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'nın Amazon ormansızlaşmasını kontrol altına alma çabaları, seçim sandığında beklenen desteği bulamadı. Ülkenin en büyük eyaleti olan ve Amazon yağmur ormanlarının büyük bölümünü barındıran Amazonas'ta yapılan valilik seçimlerinde, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu Flávio Bolsonaro'nun desteklediği adayın öne geçmesi, iklim aktivistleri arasında endişe yarattı. Bu sonuç, Lula'nın çevre politikalarının halk nezdinde yeterince karşılık bulmadığını gösteriyor.
Seçim sonuçları ve ormansızlaşma arasındaki kopukluk
Amazonas eyaletinde 2 Ekim'de yapılan ilk tur valilik seçimlerinde, Bolsonaro'nun müttefiki olan aday Amazonino Mendes, oyların %38'ini alarak ikinci tura kaldı. Lula'nın desteklediği aday ise %33'te kaldı. Bu sonuç, Lula'nın Amazon'da ormansızlaşmayı %60 oranında azaltmasına rağmen seçmenin çevre politikalarını ödüllendirmediğini gösteriyor. Uzmanlar, seçmenin ekonomik kaygılar ve yerel yönetim hizmetlerindeki aksaklıklar nedeniyle çevre konularını geri plana attığını belirtiyor.
Lula, göreve geldiği 2023 Ocak ayından bu yana Amazon'da ormansızlaşmayı ciddi şekilde azalttı. Resmi verilere göre, 2022'de 13.000 kilometrekare olan ormansızlaşma alanı, 2023'te 9.000 kilometrekareye, 2024'te ise 6.000 kilometrekareye kadar düştü. Ancak bu başarı, seçim sonuçlarına yansımadı. Bunun nedenleri arasında, çevre koruma politikalarının yerel halk üzerindeki ekonomik etkileri ve Bolsonaro döneminde güçlenen tarım ve madencilik lobilerinin etkisi gösteriliyor.
Flávio Bolsonaro, babasının siyasi mirasını sürdürerek Amazon'da tarım ve madencilik faaliyetlerini destekleyen bir söylem benimsiyor. Seçim kampanyasında, 'Amazon'u korumak için ekonomik kalkınmayı engellemeyeceğiz' mesajı verdi. Bu söylem, özellikle kırsal kesimde ve tarım sektöründe geniş yankı buldu. İklim aktivistleri ise bu durumun, ormansızlaşmanın yeniden artmasına yol açabileceğinden korkuyor.
Küresel iklim hedefleri açısından riskler
Amazon yağmur ormanları, dünyanın en önemli karbon yutaklarından biri. Bilim insanları, ormanın belirli bir eşiği aştıktan sonra geri döndürülemez şekilde savanlaşabileceği konusunda uyarıyor. Brezilya'nın iklim politikalarındaki istikrarsızlık, küresel iklim hedeflerini de doğrudan etkiliyor. 2025'te Belém'de yapılacak olan COP30 iklim zirvesi öncesinde, Brezilya'nın ev sahibi olarak güçlü bir iklim liderliği sergilemesi bekleniyordu. Ancak seçim sonuçları, bu liderliğin zayıflayabileceğini gösteriyor.
Uluslararası toplum, Brezilya'nın Amazon'daki rolünü yakından takip ediyor. Avrupa Birliği, Mercosur anlaşması kapsamında Brezilya'dan ormansızlaşma konusunda taahhütler bekliyor. ABD ise iklim değişikliğiyle mücadelede Brezilya ile işbirliğini sürdürmek istiyor. Ancak Bolsonaro ailesinin etkisinin artması, bu işbirliklerini zorlaştırabilir. Özellikle ABD'deki yönetim değişikliği sonrası, Brezilya'nın çevre politikaları üzerindeki uluslararası baskının azalabileceği endişesi var.
Brezilya'da 2026'da yapılacak genel seçimler öncesinde, Amazon'daki durum kritik bir gösterge olacak. Lula'nın çevre politikalarını sürdürebilmesi için hem yerel hem de uluslararası desteğe ihtiyacı var. Ancak seçim sonuçları, bu desteğin azaldığını gösteriyor. İklim aktivistleri, Amazon'un geleceği için endişeli. Zira ormansızlaşmanın yeniden hızlanması, sadece Brezilya için değil, tüm gezegen için ciddi sonuçlar doğuracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki siyasi gelişmeler, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel iklim politikaları üzerinden dolaylı etkiler yaratabilir. Amazon'daki ormansızlaşmanın artması, küresel karbon emisyonlarını yükselterek iklim değişikliğini hızlandırabilir. Bu durum, Türkiye gibi Akdeniz iklim kuşağında yer alan ülkelerde kuraklık, yangın ve tarımsal verim kaybı risklerini artırır. Ayrıca Türkiye, yeşil mutabakat ve karbon vergisi gibi mekanizmalarla AB ile ticaretinde iklim politikalarına uyum sağlamaya çalışıyor. Brezilya'nın iklim taahhütlerinden uzaklaşması, küresel iklim rejimini zayıflatarak Türkiye'nin çabalarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, uluslararası platformlarda Amazon'un korunması çağrılarını desteklemeli ve iklim diplomasisini güçlendirmelidir.