Amazon, New York Belediye Meclisi Üyesi Zohran Mamdani'nin kentin genelinde yasaklanan motorlu scooter ve e-bike satışlarına ilişkin 40 büyük perakendeciye gönderdiği ihtarnameye resmi bir yanıt verdi. E-ticaret devi, konuya ilişkin olarak yerel yönetimle iş birliği yapmaya hazır olduğunu ancak ürünlerin yasallığının eyalet ve federal düzenlemelere göre belirlenmesi gerektiğini savundu. Bu yanıt, kentsel ulaşımda giderek yaygınlaşan mikro-mobilite araçlarına yönelik daha sıkı düzenleme çağrılarının gölgesinde geldi.
Mamdani'nin girişimi ve perakendecilere gönderilen mektuplar
New York Belediye Meclisi Üyesi Zohran Mamdani, geçtiğimiz haftalarda 40 büyük perakendeciye ihtarname göndererek, New York yasalarına göre 'yasaklı motorlu scooter ve e-bike' olarak sınıflandırılan araçların satışının durdurulmasını talep etmişti. Mamdani, bu araçların kaldırımlarda ve trafikte güvenlik riski oluşturduğunu, ayrıca şehirde artan şikayetlere neden olduğunu belirtmişti. Mektuplarda, perakendecilere 30 gün içinde uyum sağlamaları ve satıştan kaldırmaları konusunda uyarıda bulunulmuştu. Amazon, Walmart ve Target gibi zincirlerin de yer aldığı listedeki şirketlerin yanıt süresi devam ederken, Amazon'un açıklaması dikkat çekici oldu.
Amazon'un açıklaması: Yasal çerçeve ve güvenlik vurgusu
Amazon sözcüsü yaptığı açıklamada, şirketin müşteri güvenliğine öncelik verdiğini ve yerel yasalara uyum konusunda kararlı olduğunu ifade etti. Ancak sözcü, ürünlerin yasal statüsünün yerel yönetmeliklerden ziyade federal ve eyalet düzeyindeki yasalarla belirlendiğini vurguladı. Amazon'un ABD genelinde sunduğu ürün yelpazesinde, eyaletler arasında farklılık gösteren düzenlemeler nedeniyle bazı ürünlerin belirli bölgelere satışının kısıtlanabildiğini belirtti. Şirket, New York yetkilileriyle iletişim halinde olduğunu ve gerekli görüldüğü takdirde ek önlemler alabileceğini kaydetti.
Bu açıklama, New York'ta son yıllarda artan elektrikli scooter ve e-bike kullanımına karşı belediyenin aldığı önlemler bağlamında önemli bir gelişme olarak görülüyor. Şehirde ulaşımda yaygınlaşan bu araçlar, hem kaldırım güvenliği hem de yangın riski (özellikle lityum-iyon piller nedeniyle) endişelerini beraberinde getirmişti. New York İtfaiyesi, geçtiğimiz yıl e-bike ve e-scooter pillerinden kaynaklanan yangınlarda iki düzine ölümün yaşandığını raporlamıştı. Belediye Meclisi, bu kapsamda çeşitli yasaklayıcı düzenlemeler getirmeye çalışırken, Mamdani'nin girişimi perakendeci şirketlerin satış politikalarını doğrudan hedef alması nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.
Perakende devlerinin yanıtları ve sektörün geleceği
Amazon'un yanıtının ardından diğer perakendecilerin de önümüzdeki günlerde açıklama yapması bekleniyor. Uzmanlar, bu mektupların büyük perakende zincirlerinin ürün yelpazelerinde yaptığı değişikliklere yol açabileceğini, ancak çevrimiçi pazar yerlerinde (marketplace) üçüncü taraf satıcıların kontrolünün zor olduğunu vurguluyor. Örneğin Amazon, kendi satışını yaptığı ürünlerin yanı sıra bağımsız satıcıların da ürünlerini platformunda barındırdığı için, yerel yasakların uygulanmasında lojistik zorluklar yaşanabiliyor.
New York'un yanı sıra diğer büyük şehirlerde de benzer tartışmalar yaşanıyor. San Francisco ve Los Angeles gibi şehirlerde e-scooter ve e-bike paylaşım sistemleri yaygınken, düzenleyici kurallar şehirden şehire değişiyor. Bu durum, ulusal çapta faaliyet gösteren perakendeciler için tek tip bir politika izlemeyi zorlaştırıyor. Elektrikli araçlara yönelik federal teşvikler ve çevreci politikalar, mikro-mobilite araçlarını daha cazip hale getirirken, güvenlik endişelerinin bu araçların yaygınlaşmasını nasıl etkileyeceği merak konusu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'de hızla yaygınlaşan elektrikli scooter ve e-bike kullanımı açısından önemli bir emsal oluşturuyor. İstanbul Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde kiralık e-scooter hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, Türkiye'de de güvenlik ve yasal düzenlemeler tartışılmaya başlandı. TÜİK verilerine göre, Türkiye'de son yıllarda e-scooter kaynaklı kazalar artış gösterirken, yerel yönetimler bu araçların kullanımına yönelik sınırlamalar getirmeye çalışıyor. Amazon gibi küresel şirketlerin yerel düzenlemelere uyum konusundaki tutumu, Türk şirketlerinin ve yasa koyucuların benzer yaklaşımları benimsemesine örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB ile olan ilişkilerinde pek çok teknik düzenlemenin AB standartlarına uyum zorunluluğu göz önüne alındığında, ABD'deki bu tür düzenleyici tartışmaların ileride Türk mevzuatına da yansıyabileceği değerlendiriliyor.