Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimlerin odağındaki ABD-İran müzakerelerinde kaydedilen ilerlemeye yönelik belirsizlik, altın fiyatlarını yatay bir seyire itti. Değerli maden, haftanın son işlem gününde ons başına 2.030 dolar civarında dengelenirken, yatırımcılar ateşkes ve nükleer anlaşma ihtimaline karşı temkinli pozisyon almayı sürdürüyor. İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve ABD’nin yaptırım politikaları arasında gidip gelen müzakereler, emtia piyasalarında dalgalanmaya neden oluyor.
Görüşmelerin Arka Planı ve Piyasalara Etkisi
ABD ve İran arasında ocak ayında başlayan dolaylı görüşmeler, tarafların nükleer program ve bölgesel güvenlik konularında ilerleme kaydettiği yönünde sinyaller verse de, somut bir anlaşma metni henüz ortaya çıkmış değil. Son olarak Umman’da gerçekleştirilen turda, İran’ın yüzde 60 seviyesine ulaşan uranyum zenginleştirme oranını düşürmeye yanaşmadığı, ABD’nin ise petrol ihracatına yönelik yaptırımları hafifletmek için somut adım atmadığı belirtiliyor. Bu kilitlenme, altın gibi güvenli liman varlıklara olan talebi canlı tutarken, yatırımcılar anlaşma ihtimalinin belirginleşmesini bekliyor.
Altının ons fiyatı, geçen hafta 2.045 dolar seviyesini test ettikten sonra, dolar endeksindeki toparlanma ve ABD tahvil faizlerindeki yükselişle birlikte 2.020-2.035 dolar aralığında sıkıştı. Anlaşma haber akışına duyarlı olan piyasada, İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün “olumlu ancak yavaş ilerliyoruz” açıklaması, altının yatay bantta kalmasına neden oldu. Uzmanlar, müzakerelerin başarısız olması durumunda altının 2.100 dolar seviyesine doğru yükselebileceğini, başarılı bir sonuçta ise 1.950 dolar desteğine geri çekilebileceğini öngörüyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
ABD-İran gerilimi yalnızca altın piyasasını değil, petrol başta olmak üzere birçok emtiayı da etkiliyor. İran’ın günlük 2 milyon varili aşan petrol ihracatı, yaptırımların hafiflemesi durumunda küresel arz fazlası yaratabilirken, anlaşmazlık halinde İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tehdit etmesi petrol fiyatlarını yukarı çekebilir. Altın ise bu jeopolitik belirsizlikten doğrudan besleniyor; düşük faiz ortamı ve merkez bankalarının altın alımları da fiyatı destekleyen diğer faktörler. Öte yandan, Çin ve Hindistan’dan gelen fiziki altın talebi, düğün sezonu ve ekonomik büyüme beklentileriyle güçlü seyrediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran’a uygulanan yaptırımlar nedeniyle doğalgaz ve petrol ithalatında zorluk yaşarken, olası bir anlaşma enerji maliyetlerini düşürebilir ve cari açığı azaltabilir. Ayrıca, altının yatay seyri, Türkiye’de iç piyasada gram altın fiyatlarının döviz kuru etkisiyle dalgalanmasına neden oluyor; yatırımcılar için istikrar arayışı sürüyor. Küresel belirsizlik, Türkiye’nin altın rezerv yönetiminde de dikkatli olması gerektiğini gösteriyor.