Almanya'nın Saksonya-Anhalt eyaletinde Pazar günü yapılan kritik eyalet seçiminde, aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin oyların yüzde 41'ini alarak büyük bir zafer kazanması bekleniyor. Sandıkların açılmasıyla birlikte ülke genelinde ve Avrupa'da yankı uyandıran bu seçim, Almanya'nın siyasi dengelerini derinden etkileyebilir. AfD'nin bu eyalette elde edeceği olası başarı, partinin federal düzeyde yükselişinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.
Seçimin Arka Planı ve AfD'nin Yükselişi
Saksonya-Anhalt, Almanya'nın doğusunda yer alan ve yaklaşık 2,2 milyon nüfuslu bir eyalet. Son yıllarda aşırı sağcı partilerin güç kazandığı bir bölge olarak dikkat çekiyor. AfD, özellikle göçmen karşıtı söylemleri ve Rusya yanlısı tutumuyla biliniyor. Partinin bu eyaletteki yükselişi, 2015'teki göçmen krizi sonrası artan göçmen karşıtlığı ve Doğu Almanya'daki ekonomik hoşnutsuzlukla besleniyor.
Seçim öncesi anketler, AfD'nin oy oranını yüzde 41 civarında gösteriyordu. Bu oran, partinin şimdiye kadarki en yüksek eyalet seçim sonucu olacak. AfD'nin ana rakibi Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ise yüzde 25 civarında oy alabilir. Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller'in ise baraj altında kalma riski bulunuyor. Seçim sonuçları, Almanya'nın federal siyaseti üzerinde de önemli etkiler yaratabilir.
AfD'nin başarısında, partinin göçmen karşıtı politikaları kadar, Rusya ile yakınlaşma yanlısı tutumu da etkili. Parti, Ukrayna savaşı sırasında Rusya'ya yönelik yaptırımlara karşı çıkmış ve Moskova ile diyalog çağrısı yapmıştı. Bu tutum, özellikle Doğu Almanya'da Rusya ile tarihsel ve ekonomik bağları olan seçmenler nezdinde karşılık buluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Almanya, Avrupa Birliği'nin en büyük ekonomisi ve siyasi olarak en etkili üyesi. AfD'nin eyalet düzeyinde elde edeceği böyle bir zafer, Almanya'nın federal siyasetini ve AB içindeki dengeleri sarsabilir. Özellikle 2025 federal seçimleri öncesinde AfD'nin yükselişi, ana akım partiler için uyarı niteliğinde.
AfD'nin göçmen karşıtı ve İslam karşıtı söylemleri, Avrupa'daki diğer aşırı sağ partilerle benzerlik gösteriyor. Fransa'daki Ulusal Birlik (RN), İtalya'daki Kardeşler Partisi (FdI) ve Macaristan'daki Fidesz gibi partilerle birlikte AfD, Avrupa Parlamentosu'nda da etkili olmaya çalışıyor. Ancak AfD'nin Rusya yanlısı tutumu, diğer bazı aşırı sağ partilerle arasında ayrışma yaratıyor.
Seçim sonuçları, Almanya'nın Ukrayna'ya verdiği destek ve Rusya'ya yönelik yaptırımlar konusundaki kararlılığını da etkileyebilir. AfD'nin yükselişi, Almanya'nın dış politikasında daha fazla iç siyasi baskıya yol açabilir ve AB'nin ortak dış politika duruşunu zayıflatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta elde ettiği olası zafer, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkileri ve Almanya'daki Türk toplumu açısından endişe verici. AfD, göçmen karşıtı ve İslam düşmanı söylemleriyle biliniyor; partinin yükselişi Almanya'da yaşayan yaklaşık 3 milyon Türk kökenli insan için sosyal ve siyasi riskler barındırıyor. Ayrıca AfD'nin Rusya yanlısı tutumu, Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki denge politikasını zorlaştırabilir. Almanya'nın AB içindeki liderlik rolü zayıflarsa, Türkiye'nin AB üyelik süreci ve vize serbestisi gibi konularda belirsizlik artabilir.