Almanya'nın doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde Pazar günü yapılan eyalet parlamentosu seçimi, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin siyasi tarihinde bir dönüm noktası olabilir. Seçim sandıklarından çıkacak sonuçlar, AfD'nin şimdiye kadarki en büyük seçim başarısını elde etmesine ve eyalette birinci parti olmasına olanak tanıyabilir. Bu durum, hem Almanya iç siyaseti hem de Avrupa'daki aşırı sağ yükselişi açısından yakından izleniyor.
Seçimin Arka Planı ve AfD'nin Yükselişi
Saksonya-Anhalt, Almanya'nın eski Doğu Bloku topraklarında yer alan ve ekonomik olarak batı eyaletlerine göre daha az gelişmiş bir bölge. İşsizlik oranının görece yüksek olduğu, genç nüfusun batıya göç ettiği eyalette, son yıllarda AfD'nin popülaritesi istikrarlı bir şekilde artıyor. Parti, özellikle göçmen karşıtı söylemleri, AB şüpheciliği ve İslam eleştirisiyle tanınıyor. 2016'daki son eyalet seçimlerinde AfD oyların yüzde 24,3'ünü alarak ikinci parti olmuştu. Anketler, bu kez oyunu yüzde 25-30 bandına çıkarabileceğini ve Hristiyan Demokrat Birlik'i (CDU) geride bırakabileceğini gösteriyor.
Seçim kampanyası, koronavirüs salgınının gölgesinde geçti. AfD, salgın kısıtlamalarına karşı çıkarak ve aşı karşıtı söylemleriyle öne çıktı. Ayrıca, iktidardaki CDU-SPD-Partileri koalisyonunun yönetimini eleştirerek, "elitler" ve "sistem" karşıtı bir söylem benimsedi. CDU'nun eyalet başbakanı Reiner Haseloff, anketlerde geride görünse de, partisinin birinci çıkması için çabalıyor. Ancak AfD'nin oy patlaması, CDU'nun koalisyon kurma seçeneklerini zorlaştırabilir. Zira diğer partiler, AfD ile koalisyona sıcak bakmıyor.
Almanya ve Avrupa İçin Anlamı
AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta elde edeceği olası bir zafer, Almanya'nın federal siyasetini de etkileyebilir. Eylül 2021'de yapılacak genel seçimler öncesinde, aşırı sağın güçlenmesi, CDU/CSU'nun oy kaybını ve göçmen karşıtı söylemin normalleşmesini beraberinde getirebilir. Avrupa genelinde ise, Fransa'daki Ulusal Birlik (RN), İtalya'daki Lega ve diğer aşırı sağ partiler için moral kaynağı olabilir. Almanya'nın AB içindeki lokomotif rolü düşünüldüğünde, AfD'nin yükselişi, AB'nin göç politikası, iklim hedefleri ve demokratik değerler konusunda iç baskıları artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta kazandığı olası başarı, Türkiye-Almanya ilişkileri açısından endişe verici bir gelişme olarak yorumlanabilir. AfD, açıkça Türkiye karşıtı ve göçmen karşıtı bir parti. Partinin güçlenmesi, Almanya'daki Türk toplumuna yönelik ayrımcı söylemlerin artmasına ve Türkiye'nin AB üyelik sürecine yönelik muhalefetin sertleşmesine yol açabilir. Ayrıca, Almanya'nın Türkiye ile ekonomik ve savunma işbirliğinde aksama riski var. Ancak AfD'nin koalisyon ortağı olması şu an için olası görünmüyor; yine de siyasi söylemi etkilemesi kaçınılmaz.