Almanya'nın Erfurt kentinde cumartesi günü binlerce kişi, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yıllık eyalet kongresini protesto etmek için sokaklara döküldü. Sendikalar, sivil toplum kuruluşları ve sol partilerin çağrısıyla bir araya gelen göstericiler, kongrenin yapıldığı mekana giden yolları kapattı. AfD'nin Eylül ayında yapılacak Thüringen eyalet seçimlerinde ilk kez bir eyalette iktidara gelme ihtimali, protestoları daha da anlamlı kılıyor. Göstericiler, 'Bu tahammül edemeyiz' sloganlarıyla partinin aşırı sağcı söylemlerine ve göçmen karşıtı politikalarına tepki gösterdi.
Protestoların arka planı ve AfD'nin yükselişi
AfD, özellikle Doğu Almanya eyaletlerinde giderek artan bir popülarite yakalamış durumda. Thüringen, Saksonya ve Brandenburg'da Eylül 2024'te yapılacak eyalet seçimleri öncesinde yapılan anketler, AfD'nin oylarını önemli ölçüde artırdığını gösteriyor. Thüringen'de AfD, yüzde 30'un üzerinde oy alarak birinci parti konumunda. Parti, göçmen karşıtı söylemleri, Avrupa şüpheciliği ve pandemi önlemlerine yönelik eleştirileriyle biliniyor. Sosyal Demokrat Parti (SPD), Yeşiller ve Sol Parti gibi geleneksel partiler, AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor. Ancak AfD'nin bu kadar güçlenmesi, siyasi yelpazede bir kırılmaya yol açıyor.
Erfurt'taki kongre, partinin seçim stratejisini belirlemek için önemli bir platformdu. Protestocular, 'Nazi değil, alternatif' değil' ve 'Hoşgörüye hayır' yazılı pankartlar taşıdı. Polis, geniş güvenlik önlemleri alırken, gösterilerin büyük ölçüde barışçıl geçtiği bildirildi. Ancak bir grup protestocunun polis barikatlarını aşmaya çalışması nedeniyle kısa süreli gerginlikler yaşandı. Polis, olaylara müdahale ederken bir kişinin gözaltına alındığı açıklandı.
Bölgesel ve küresel boyut
AfD'nin yükselişi sadece Almanya için değil, tüm Avrupa için endişe verici bir durum. Partinin aşırı sağcı söylemleri, Avrupa Birliği'nin temel değerleriyle çelişiyor. Almanya, AB'nin en büyük ekonomisi ve siyasi lideri konumunda. AfD'nin eyalet düzeyinde iktidara gelmesi, Almanya iç siyasetinde bir deprem etkisi yaratabilir. Ayrıca, partinin AB karşıtı tutumu, birlik içinde bölünmelere yol açabilir. Diğer Avrupa ülkelerindeki benzer aşırı sağ partiler de AfD'nin bu başarısını referans alarak güç kazanabilir. Özellikle Fransa'daki Ulusal Birlik (RN) ve İtalya'daki İtalya'nın Kardeşleri partisi, AfD'nin yükselişinden cesaret alabilir. Bu durum, Avrupa genelinde popülist dalganın daha da güçlenmesine neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Almanya'daki Türk toplumu yaklaşık 3 milyon kişiden oluşuyor ve AfD'nin göçmen karşıtı politikaları doğrudan bu toplumu hedef alıyor. Partinin yükselişi, Türkiye kökenli vatandaşların maruz kaldığı ayrımcılığı artırabilir. Ayrıca, AfD'nin Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkması ve Erdoğan karşıtı söylemleri, Türk-Alman ilişkilerinde gerginliğe yol açabilir. Türkiye, Almanya ile ticari ve stratejik bağlarını sürdürmek isterken, aşırı sağın güçlenmesi bu ilişkileri zedeleyebilir. Ancak diğer yandan, AfD'ye karşı oluşan geniş toplumsal muhalefet, demokratik güçlerin bir araya gelmesine de yol açıyor. Bu durum, Türkiye'nin de yakından izlemesi gereken bir gelişme.