Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi milletvekillerinden birinin, bir etkinlikte Nazi selamına benzer bir hareket yaparken çekildiği fotoğrafın basına yansıması, ülkede geniş yankı uyandırdı. Thüringen eyalet meclis üyesi olan ve ismi henüz resmen açıklanmayan vekil hakkında, parti içinde disiplin soruşturması başlatılması beklenirken, bu olayın Eylül ayında yapılacak üç ayrı doğu Almanya eyalet seçimi öncesinde AfD'nin oy oranlarını etkileyip etkilemeyeceği merak konusu oldu.
Fotoğraftaki detay ve siyasi yankıları
Yerel bir gazetenin yayımladığı görüntüde, vekilin sağ kolunu düz bir şekilde havaya kaldırdığı, elinin dik ve parmaklarının bitişik olduğu görülüyor. Bu pozisyon, Nasyonal Sosyalist dönemde uygulanan Nazi selamıyla birebir örtüşüyor. Fotoğrafın çekildiği anın, vekilin bir konuşma yaptığı sırada olduğu iddia edilirken, AfD yönetimi konuyla ilgili olarak "derin endişe" duyduklarını ve gereken adımları atacaklarını bildirdi. Olay, özellikle Thüringen'de AfD'nin oyların yüzde 30'un üzerinde seyrettiği bir döneme denk gelmesi açısından kritik. Partinin eyalet teşkilatı ise fotoğrafın bağlamından koparıldığını ve vekilin masum bir jest yaptığını savunsa da, bu açıklama kamuoyunda ikna edici bulunmadı. Alman anayasasını koruma teşkilatı, AfD'nin Thüringen ve Saksonya'daki kollarını aşırılıkçı olarak sınıflandırmış durumda. Bu nedenle, bu tür bir görüntünün partinin imajına daha fazla zarar vermesi bekleniyor. Ayrıca, Almanya genelinde AfD'ye yönelik göçmen karşıtı ve Avrupa şüphecisi söylemlerin yanı sıra, Nazi dönemine özlem duyan kesimlerle bağlantılı olma suçlamaları da sıkça gündeme geliyor. Parti liderleri bu suçlamaları reddetse de, tabandaki bazı isimlerin bu tür sembollere olan yakınlığı tartışmaları alevlendiriyor.
Doğu Almanya'da sandık öncesi siyasi iklim
23 Eylül'de Thüringen, Saksonya ve Brandenburg'da yapılacak eyalet seçimleri, Almanya siyaseti için bir dönüm noktası olarak görülüyor. Anketler, AfD'nin özellikle doğuda birinci parti konumunda olduğunu gösteriyor. Örneğin Thüringen'de AfD yüzde 32-33 oy oranıyla birinci sırada yer alırken, onu yüzde 20 civarındaki CDU ve yüzde 15'lerdeki Sol Parti takip ediyor. Bu durum, Almanya'nın savaş sonrası dönemde bir aşırı sağ partinin ilk kez bir eyalet seçimini kazanma ihtimalini ortaya koyuyor. Ancak diğer partiler AfD ile koalisyon kurmayı reddettiği için, partinin tek başına iktidara gelmesi mümkün görünmüyor. Yine de AfD'nin güçlü performansı, Almanya'nın siyasi merkezinin zayıfladığını ve halkın göç, enflasyon ve Ukrayna savaşı gibi konulardaki memnuniyetsizliğini yansıtıyor. Nazi selamı fotoğrafının bu tabloyu değiştirip değiştirmeyeceği belirsiz. Zira benzer skandallar geçmişte AfD seçmenini partiden uzaklaştırmamıştı. Ancak bu kez, görüntünün özellikle belirsiz seçmenleri etkileyebileceği düşünülüyor. Ayrıca, olayın Almanya'nın Avrupa Birliği içindeki itibarına da yansıması bekleniyor. Brüksel'deki yetkililer, aşırı sağın yükselişine karşı uyarılarda bulunurken, bu tür olaylar Almanya'nın demokratik standartları konusundaki soru işaretlerini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AfD'nin Almanya'da yükselişi, Türkiye için iki açıdan önem taşıyor. Birincisi, parti göçmen karşıtı söylemleriyle biliniyor ve Türk kökenli Alman vatandaşları hedef alan açıklamalar yapıyor. AfD'nin güçlenmesi, Almanya'daki 3 milyona yakın Türk kökenli nüfusun toplumsal kabulü ve hakları açısından risk oluşturabilir. İkincisi, AfD'nin Avrupa Birliği'ne şüpheci yaklaşımı, Türkiye-AB ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Zira göç ve mülteci politikalarında daha sert bir Alman tutumu, Türkiye'nin AB ile yaptığı geri kabul anlaşması ve vize serbestisi müzakerelerini zorlaştırabilir. Bu nedenle, Almanya'da aşırı sağın yükselişi, Türkiye'nin Avrupa'daki çıkarları açısından yakından izlenmesi gereken bir gelişmedir.