2026 Yale Çevre 360 Film Yarışması'nda üçüncülük ödülünü kazanan “Land Less” belgeselinin yönetmeni Alexi Liotti, Alaska'nın bakir yağmur ormanlarının binlerce dönümünü beş Kızılderili şirketine devredecek ve araziyi tomrukçuluğa açacak yasa tasarısına karşı mücadele eden aktivistleri takip ediyor. Belgesel, bu çevresel mücadelenin perde arkasını gözler önüne seriyor.
Yasa Tasarısı ve Tartışmalar
Söz konusu yasa tasarısı, Alaska'nın güneydoğusundaki Tongass Ulusal Ormanı'nda bulunan binlerce dönümlük araziyi beş Kızılderili şirketine (ANCSA kapsamında) devretmeyi öngörüyor. Bu devir, arazinin kereste üretimi de dahil olmak üzere endüstriyel kullanıma açılmasının yolunu açacak. Tongass, ABD'nin en büyük ulusal ormanı olma özelliğini taşıyor ve dünyanın en büyük ılıman yağmur ormanlarından biri. Çevreciler, bu adımın ormansızlaşmayı hızlandıracağını, biyoçeşitliliği tehdit edeceğini ve iklim değişikliğiyle mücadeleye zarar vereceğini savunuyor. Yerel topluluklar ve Kızılderili grupları ise ekonomik kalkınma ve kendi kaderini tayin hakkı açısından tasarıyı destekleyenler arasında. Belgesel, bu karmaşık dengeleri ve aktivistlerin hukuki ve siyasi mücadelesini mercek altına alıyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Tongass Ulusal Ormanı, yalnızca Alaska için değil, küresel iklim için de kritik bir karbon yutağı işlevi görüyor. Ormanın korunması, ABD'nin iklim hedefleri ve küresel biyoçeşitlilik taahhütleri açısından büyük önem taşıyor. Ancak kereste endüstrisinin ekonomik baskıları ve yerel toplulukların geçim kaynakları, çevre koruma ile kalkınma arasındaki dengeyi zorlaştırıyor. Belgesel, bu yerel mücadelenin aslında dünya genelinde ormanların geleceği için verilen daha geniş bir savaşın parçası olduğunu gösteriyor. Alaska'nın uzak köşelerinde yaşananlar, iklim politikaları ve doğal kaynak yönetimi konusunda küresel bir örnek teşkil ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Alaska'daki yağmur ormanlarının kaderi, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel iklim rejimi ve ormansızlaşma ile mücadele açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Akdeniz havzasında iklim değişikliğinden en çok etkilenecek ülkeler arasında. Küresel orman kaybı, karbon emisyonlarını artırarak Türkiye'nin karşı karşıya olduğu kuraklık ve sıcak hava dalgalarını şiddetlendirebilir. Ayrıca, ABD'nin iklim politikalarındaki dalgalanmalar, uluslararası müzakerelerde Türkiye'nin pozisyonunu etkileyebilir. Bu nedenle, Alaska'daki gelişmeler, Türkiye'nin çevre diplomasisi ve iklim güvenliği stratejileri açısından izlenmesi gereken bir konu.