Al Jazeera muhabiri, İsrail'in ABD Büyükelçisi Mike Huckabee'ye, şiddet yanlısı İsrailli yerleşimcileri "azınlık" olarak tanımlamasının ardından, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik artan yerleşimci saldırılarını (pogrom) sordu. Huckabee, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada yerleşimci şiddetini küçümseyerek, bunun münferit bir grup tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü. Muhabir, Huckabee'nin bu ifadelerinin gerçekleri yansıtmadığını belirterek, son aylarda yaşanan ve Filistinli sivillerin hayatını kaybettiği saldırıları hatırlattı.
Yerleşimci Şiddeti ve Uluslararası Tepkiler
İsrail'in 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da yerleşimci şiddeti, özellikle son bir yılda ciddi bir artış gösterdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2023 yılında yerleşimciler tarafından gerçekleştirilen saldırılarda yüzlerce Filistinli yaralandı, onlarcası hayatını kaybetti. Bu saldırılar arasında evlere baskınlar, tarım arazilerinin yakılması, camilere saldırılar ve Filistinlilerin yaşadığı köylere yönelik pogrom benzeri eylemler yer alıyor.
Uluslararası toplum, özellikle Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler, İsrail'i yerleşimci şiddetini durdurmaya çağırdı. ABD yönetimi ise zaman zaman yerleşimci şiddetini kınasa da, İsrail'e yönelik eleştirilerde dengeli bir dil kullanmayı tercih ediyor. Huckabee'nin açıklamaları, ABD'nin bu konudaki tutumunu yansıtması açısından önem taşıyor.
Huckabee'nin Açıklamaları ve Al Jazeera'nin Sorusu
Mike Huckabee, geçtiğimiz hafta bir televizyon programında yaptığı değerlendirmede, "İsrailli yerleşimcilerin çoğu barışçıl insanlardır. Şiddet uygulayanlar ise küçük bir azınlıktır" ifadelerini kullandı. Al Jazeera muhabiri, Huckabee'ye bu "azınlık" tanımının neye dayandığını ve son aylarda yaşanan saldırıların boyutunu sordu. Muhabir, özellikle Huwara kasabasında Şubat 2023'te yaşanan ve onlarca evin yakıldığı, en az bir Filistinlinin öldüğü pogromu hatırlattı.
Huckabee ise soruya yanıt olarak, "Her toplumda olduğu gibi İsrail'de de aşırı uçlar vardır. Ancak İsrail hükümeti bu tür eylemleri soruşturmakta ve failleri adalet önüne çıkarmaktadır" dedi. Ancak uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail'in yerleşimci şiddetini soruşturma ve cezalandırma konusunda isteksiz olduğunu, çoğu saldırının cezasız kaldığını belirtiyor.
Pogrom Terimi ve Tarihsel Bağlam
"Pogrom" terimi, tarihsel olarak Doğu Avrupa'da Yahudi topluluklarına yönelik kitlesel şiddet olaylarını tanımlamak için kullanılır. Ancak son yıllarda Filistin yanlısı aktivistler ve bazı akademisyenler, İsrailli yerleşimcilerin Filistinli köylere yönelik organize saldırılarını tanımlamak için de bu terimi kullanıyor. Bu kullanım, tartışmalara yol açmakta; İsrail yanlısı gruplar terimin kullanımına itiraz etmekte, Filistin yanlıları ise bunun doğru bir tanımlama olduğunu savunuyor.
Al Jazeera'nin sorusu, bu terminolojik tartışmanın ötesinde, ABD'nin İsrail politikasındaki ikilemi de gözler önüne seriyor. ABD, İsrail'in en yakın müttefiki olarak, yerleşimci şiddetini kınasa da, İsrail'e yönelik yaptırım veya baskı konusunda isteksiz davranıyor. Huckabee'nin sözleri, bu politikanın bir yansıması olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasını uzun yıllardır destekleyen ve İsrail'in işgal politikalarını eleştiren bir ülke olarak, yerleşimci şiddetini yakından takip ediyor. Huckabee'nin açıklamaları, ABD'nin İsrail'e koşulsuz desteğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası platformlarda Filistin lehine yürüttüğü diplomasi için bir argüman oluşturuyor. Ayrıca, bölgede artan yerleşimci şiddeti, Orta Doğu'da istikrarsızlığı derinleştirerek Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırıyor. Türkiye, olası bir barış sürecinde Filistinlilerin haklarının korunması için uluslararası toplumu daha etkin olmaya çağırabilir.