Hong Kong'daki Çin Üniversitesi'nin (CUHK) öncülüğünde yürütülen küresel bir araştırma, hedefe yönelik bir tedavinin ileri evre akciğer kanseri hastalarının yarısından fazlasında en az yedi yıl boyunca hastalığın ilerlemesini durdurabildiğini ortaya koydu. Bu sonuç, ölümcül bir hastalık olan akciğer kanserinin tedavisinde devrim niteliğinde bir adım olarak yorumlanıyor. Araştırmacılar, bu yöntemin hastalığı kronik bir duruma dönüştürme potansiyeline sahip olduğunu vurguluyor.
Gelişmenin arka planı
Çalışma, EGFR gen mutasyonu taşıyan ileri evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri (KHDAK) hastaları üzerinde gerçekleştirildi. Hedefe yönelik tedavi olarak kullanılan osimertinib adlı ilaç, kanser hücrelerinin büyümesini sağlayan EGFR proteinini bloke ederek etki gösteriyor. Araştırmaya katılan hastaların %53'ünde tedavinin başlamasından yedi yıl sonra hastalık ilerlemesi görülmedi. Bu oran, standart kemoterapi veya diğer tedavilerle elde edilen sonuçlardan çok daha yüksek.
CUHK Tıp Fakültesi'nde görevli Prof. Dr. Tony Mok, bulguların akciğer kanserinin artık ölümcül bir hastalık olarak görülmemesi gerektiğini gösterdiğini belirtti. Mok, 'Bu tedavi sayesinde hastalar yıllarca normal bir yaşam sürebiliyor. Akciğer kanserini kronik bir hastalık olarak yönetebiliriz' dedi. Çalışma, on yılı aşkın bir süredir devam eden bir klinik araştırmanın parçası olarak yürütüldü ve sonuçları prestijli tıp dergilerinde yayımlandı.
Hedefe yönelik tedavi, kanser hücrelerindeki spesifik genetik değişikliklere odaklandığı için sağlıklı hücrelere zarar verme riski daha düşük. Bu da kemoterapiye kıyasla daha az yan etki anlamına geliyor. Araştırmacılar, tedavinin erken evre hastalarda da umut verici olduğunu, ancak daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ifade ediyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Akciğer kanseri, dünya genelinde kanser ölümlerinin önde gelen nedeni. Her yıl yaklaşık 2,2 milyon yeni vaka teşhis ediliyor ve hastaların büyük çoğunluğu ileri evrede tanı alıyor. Çin ve diğer Asya ülkelerinde EGFR mutasyonu görülme sıklığı Batı ülkelerine kıyasla çok daha yüksek; hastaların %30-50'sinde bu mutasyon bulunuyor. Bu nedenle araştırma, Asya için özellikle kritik önem taşıyor.
Küresel düzeyde, hedefe yönelik tedavilerin maliyeti ve erişilebilirliği tartışma konusu. Osimertinib gibi ilaçlar, gelişmiş ülkelerde sigorta kapsamında olsa da, düşük ve orta gelirli ülkelerde hastalar için ulaşılması zor olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, akciğer kanseriyle mücadelede erken teşhis ve uygun fiyatlı tedavilere erişimin artırılması çağrısı yapıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu araştırma, Türkiye'deki akciğer kanseri hastaları için umut verici olsa da, hedefe yönelik tedavilere erişim ve maliyet önemli bir engel. Türkiye'de EGFR mutasyon testi gibi genetik testler yaygınlaşmış olmakla birlikte, osimertinib gibi ilaçların geri ödeme kapsamında olması hastalar için hayati önem taşıyor. Türkiye'de akciğer kanseri en sık görülen kanser türlerinden biri olduğundan, bu tür tedavilerin SGK tarafından karşılanması ve sağlık altyapısının uygun şekilde güçlendirilmesi büyük önem arz ediyor. Ayrıca, Çin-Tayvan gerginliği gibi jeopolitik faktörler, araştırmanın Hong Kong merkezli olması nedeniyle bölgesel işbirliğinin önemini bir kez daha vurguluyor.