ABD'de İsrail'e verilen desteğin siyasi açıdan giderek daha fazla 'toksik' hale geldiği yönündeki işaretlere bir yenisi eklendi. Michigan'da Cumhuriyetçi Parti'nin Senato adayı Mike Rogers'ın ekibi, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi'ne (AIPAC) eyaletteki kampanyayı destekleyen reklamlar yayınlamaması çağrısında bulundu. Bu hamle, İsrail yanlısı lobinin desteğinin artık sandık sonuçlarını olumsuz etkileyebileceği endişesinin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Mike Rogers, eski bir FBI ajanı ve Temsilciler Meclisi üyesi olarak siyasi kariyerinde İsrail'in güçlü bir destekçisi oldu. Ancak 7 Ekim 2023'teki Hamas saldırılarının ardından İsrail'in Gazze'de yürüttüğü askeri operasyon, ABD'de özellikle genç seçmenler ve ilerici kesimler arasında büyük bir tepkiye yol açtı. Bu tepki, birçok eyalette Demokrat ve Cumhuriyetçi adayların İsrail'le ilgili tutumlarını gözden geçirmesine neden oldu.
Rogers'ın kampanya ekibinin AIPAC'a yönelik bu talebi, İsrail yanlısı lobinin yardımının artık bir 'kambur' olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Özellikle Michigan, önemli bir Arap-Amerikan ve Müslüman nüfusa ev sahipliği yapıyor. 2020 başkanlık seçimlerinde Biden'ın Michigan'da kazanmasında bu kesimlerin oyları belirleyici olmuştu. Gazze'deki savaş, bu topluluklarda büyük bir öfkeye neden oldu ve seçmenlerin oy tercihlerini etkileyen kilit bir faktör haline geldi.
AIPAC, tarihsel olarak hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi adaylara mali destek sağlayan iki partili bir kuruluş olarak biliniyor. Ancak son yıllarda, özellikle İsrail yanlısı politikalara karşı çıkan adayları hedef alan harcamalarıyla daha partizan bir görünüm kazandı. Bu durum, lobinin adına 'toksik' bir imaj yüklenmesine neden oldu.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu gelişme, ABD'de İsrail'e verilen desteğin siyasi maliyetinin arttığına dair güçlü bir sinyal olarak yorumlanıyor. Özellikle 2024 başkanlık seçimleri öncesinde, İsrail yanlısı lobinin etkisinin sorgulanmaya başlaması, Amerikan dış politikasında önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor. AIPAC'ın mali gücü, seçimleri etkileme kapasitesiyle bilinse de, Gazze'deki savaş sonrasında oluşan kamuoyu baskısı, bu gücün sınırlarını gösteriyor.
Michigan, 2024 seçimlerinde kilit eyaletlerden biri olarak öne çıkıyor. Cumhuriyetçi aday Donald Trump'ın 2016'da kazandığı, 2020'de ise Biden'a kaybettiği bu eyalet, başkanlık yarışının yanı sıra Senato koltuğu için de kritik öneme sahip. AIPAC'ın desteğinin reddedilmesi, Cumhuriyetçi adayların seçim stratejilerini İsrail konusunda daha temkinli bir çizgiye kaydırdıklarını gösteriyor. Bu durum, İsrail'in ABD'deki en güçlü müttefiklerinin bile artık açık destek vermekten çekindiği bir atmosfer yaratıyor.
İsrail yanlısı lobinin etkisindeki bu gerileme, yalnızca ABD iç siyasetiyle sınırlı kalmıyor. Orta Doğu'daki dengeleri de etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Washington'ın İsrail'e koşulsuz desteğinin sorgulanmaya başlaması, bölgedeki diğer aktörlerin elini güçlendirebilir ve Filistin meselesinin çözümüne yönelik baskıları artırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İsrail politikası açısından dolaylı ancak önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, Gazze'deki savaşın başından bu yana İsrail'i sert bir dille eleştirmiş ve Filistin davasına destek vermiştir. ABD'de İsrail yanlısı lobinin etkisinin zayıflaması, Washington'un Orta Doğu politikalarında daha dengeli bir yaklaşım benimsemesi ihtimalini artırabilir. Bu durum, Türkiye'nin bölgedeki manevra alanını genişletebilir ve İsrail'le yaşanan gerginliklerde Türkiye'nin elini güçlendirebilir. Ancak ABD'deki seçim dinamikleri henüz netleşmediği için, bu eğilimin kalıcı olup olmayacağı önümüzdeki dönemde daha iyi anlaşılacaktır.