Madagaskar'ın başkenti Antananarivo'daki Ivato Uluslararası Havalimanı'nda geçtiğimiz ay, genç bir Madagaskarlı kadın, Çin'e gitmek üzereyken polis tarafından durduruldu. Yerel basının polise dayandırdığı habere göre, kadın Çinli bir erkekle evlenmek üzere yola çıkmıştı. Kendisine, Çin'e varıp evlendikten sonra 10 milyon ariary (yaklaşık 2.300 ABD doları) ödeneceği vaat edilmişti. Bu olay, Afrika ülkeleri ile Çin arasında giderek büyüyen bir sorunu gözler önüne seriyor: Çin'deki cinsiyet dengesizliğinin yol açtığı "gelin kıtlığı", Afrika'da evlilik dolandırıcılığı ve insan ticareti vakalarını artırıyor.
Çin'de kadın kıtlığı ve Afrika'ya yöneliş
Çin'de on yıllardır uygulanan tek çocuk politikası ve geleneksel erkek çocuk tercihi, ciddi bir cinsiyet dengesizliğine yol açtı. 2020 nüfus sayımına göre, ülkede 34 milyon daha fazla erkek bulunuyor. Bu durum, özellikle kırsal kesimde yaşayan ve ekonomik olarak dezavantajlı erkeklerin evlenme şansını neredeyse ortadan kaldırıyor. Çinli erkekler, eş bulmak için Güneydoğu Asya, Güney Asya ve son yıllarda Afrika ülkelerine yöneliyor. Ancak bu arayış, beraberinde ciddi istismar ve dolandırıcılık vakalarını getiriyor.
Madagaskar, Kamerun, Kenya, Tanzanya, Uganda ve Nijerya gibi ülkelerde, Çinli erkeklerle evlilik vaadiyle kandırılan kadınların sayısı artıyor. Yerel yetkililer, bu tür evliliklerin genellikle yasa dışı aracılarla organize edildiğini ve kadınların büyük bölümünün Çin'de zorla çalıştırıldığını veya kötü muameleye maruz kaldığını belirtiyor. Madagaskar polisi, son olayda genç kadının ailesine para teklif edildiğini ve kadının rızası olmadan götürülmeye çalışıldığını tespit etti.
Afrika'da artan insan ticareti endişesi
Afrika Birliği ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, son yıllarda Çin'e götürülen Afrikalı kadınlara ilişkin şikayetlerin arttığını bildiriyor. Kadınların bir kısmı, vaat edilen paranın ödenmediğini, pasaportlarına el konulduğunu ve aileleriyle iletişimlerinin kesildiğini aktarıyor. Çin yasaları, yabancı gelinlerin belirli bir süre oturma izni almasını ve evliliklerin resmi makamlarca tescil edilmesini gerektiriyor; ancak kayıt dışı evlilikler nedeniyle birçok kadın yasal korumadan yoksun kalıyor.
Çin hükümeti, vatandaşlarını yurt dışında evlilik yaparken dolandırıcılık risklerine karşı uyarıyor. Geçtiğimiz yıl Çin Dışişleri Bakanlığı, özellikle Afrika ülkelerinde "sahte evlilik simsarlarına" karşı dikkatli olunması çağrısı yaptı. Ancak uzmanlar, bu uyarıların yeterli olmadığını, zira talebin çok yüksek olduğunu vurguluyor. Bazı Çinli erkekler, evlilik vaadiyle kandırılıp dolandırıldıklarını, para kaybettiklerini veya yasa dışı yollarla ülkeye getirilen kadınlarla sorun yaşadıklarını belirtiyor.
Madagaskar'daki olay, yalnızca bir kadının hayatını değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki ilişkileri de etkiliyor. Madagaskar yetkilileri, Çin ile iş birliği yaparak bu tür vakaların önüne geçmeyi hedefliyor. Ancak yolsuzluk ve zayıf denetim, sorunun çözümünü zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'deki kadın kıtlığının Afrika'da yol açtığı evlilik dolandırıcılığı, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel göç ve insan ticareti dinamikleri açısından önem taşıyor. Türkiye, son yıllarda artan düzensiz göç ve insan ticaretiyle mücadelede kritik bir transit ülke konumunda. Benzer dolandırıcılık ağlarının Türkiye üzerinden de faaliyet gösterme ihtimali, Ankara'nın göç yönetimi ve sınır güvenliği politikalarını daha da önemli kılıyor. Ayrıca Türkiye, Afrika'da artan Çin etkisini dengelemek için kıtayla ekonomik ve diplomatik ilişkilerini güçlendiriyor; bu tür istismar vakaları, bölgede istikrarı ve güveni tehdit ederek Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarını da dolaylı olarak etkileyebilir.