Afganistan genelinde devlet memurları, Yüksek Lider Hibatullah Ahundzade’nin emriyle yürürlüğe giren akıllı telefon yasağı kapsamında cihazlarını kapatmaya başladı. Çarşamba günü duyurulan kararla birlikte, kamu çalışanlarının iş yerlerine akıllı telefon getirmeleri yasaklandı ve yasağa uymayanların işten atılma veya hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağı belirtildi. Resmi yazışmalar ve sosyal medyada paylaşılan bir bildiriyle duyurulan yasak, Taliban yönetiminin 2021’de iktidara gelmesinden bu yana uygulanan en katı düzenlemelerden biri olarak dikkat çekiyor.
Yasağın arka planı ve gerekçeleri
Taliban yönetimi, akıllı telefon yasağını “kamu çalışanlarının dikkatinin dağılmasını önleme, devlet sırlarının sızmasını engelleme ve yabancı istihbarat faaliyetlerine karşı tedbir” olarak gerekçelendiriyor. Bildiride, “Akıllı telefonlar, devlet kurumlarında güvenlik riski oluşturmakta ve çalışanların verimliliğini düşürmektedir” ifadelerine yer verildi. Yasağın, özellikle bakanlıklar, valilikler ve yargı birimleri dahil olmak üzere tüm kamu kurumlarında geçerli olduğu vurgulandı. Ancak uygulamanın ne kadar etkili olacağı ve denetimlerin nasıl yapılacağı henüz netlik kazanmış değil. Bazı memurlar, yasağın günlük işleyişi aksatacağını ve özellikle acil durumlarda haberleşme sorunu yaratacağını dile getiriyor.
Taliban’ın bu hamlesi, ülkede daha önce uygulanan benzer kısıtlamaların bir devamı niteliğinde. Geçtiğimiz yıllarda kadınların eğitim ve çalışma haklarına getirilen sınırlamaların ardından, şimdi de kamu çalışanlarının teknolojiye erişimi kısıtlanıyor. Uzmanlar, bu kararın Afganistan’ın uluslararası alanda izolasyonunu derinleştirebileceği ve yabancı yatırımcıların ülkeye olan güvenini daha da azaltabileceği uyarısında bulunuyor.
Küresel ve bölgesel boyut
Afganistan’daki akıllı telefon yasağı, sadece iç siyaseti değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel dinamikleri de etkileyebilecek bir gelişme. Taliban yönetimi, uluslararası toplum tarafından tanınmamakla birlikte, Pakistan, Çin ve Rusya gibi ülkelerle sınırlı ilişkiler yürütüyor. Bu yasak, Taliban’ın dijital çağa uyum sağlama konusundaki isteksizliğini ortaya koyarken, aynı zamanda ülkedeki insan hakları ihlallerine bir yenisini ekliyor. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, bu tür kısıtlamaların Afgan halkının temel özgürlüklerini kısıtladığını ve ülkedeki insani krizi derinleştirdiğini belirtiyor.
Öte yandan, yasağın teknik altyapı ve internet kullanımına etkisi de merak konusu. Afganistan’da internet erişimi zaten sınırlıyken, akıllı telefon yasağının kamu hizmetlerinin dijitalleşmesini baltalayacağı ve yolsuzlukla mücadele çabalarını olumsuz etkileyeceği düşünülüyor. Komşu ülkeler, Afganistan’daki bu tür uygulamaların bölgesel istikrarı tehdit edebileceği ve sığınmacı akışını artırabileceği endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan’daki bu gelişme, Türkiye’nin bölgeye yönelik politikaları açısından dolaylı etkiler doğurabilir. Türkiye, Taliban yönetimiyle diplomatik temaslarını sürdüren az sayıdaki ülkeden biri olarak, Afganistan’daki insani durum ve güvenlik meselelerinde aktif rol oynuyor. Akıllı telefon yasağı gibi uygulamalar, Taliban’ın uluslararası normlardan uzaklaştığını gösteriyor ve bu durum Türkiye’nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, Afganistan’daki insan hakları ihlallerinin artması, Türkiye’ye yönelik sığınmacı akışını dolaylı olarak etkileyebilir. Bölgesel istikrar açısından, Afganistan’daki otoriter uygulamaların Pakistan ve İran üzerinden Türkiye’yi de etkileyebilecek bir güvensizlik ortamı yaratması muhtemeldir.