Afganistan'dan çekilmesinin üzerinden beş yıl geçtikten sonra, ABD ordusuna yardım eden binlerce Afgan, Amerikan hükümetinin kendilerini ülkelerine geri gönderebileceği korkusuyla karşı karşıya. ABD'nin 2021'deki çekilme sürecinde tahliye edilen ve özel göçmen vizesi (SIV) ya da insani yardım programları kapsamında ABD'ye yerleştirilen Afganlar, şimdi yeşil kart başvurularının reddedilmesi veya mevcut statülerinin iptal edilmesi ihtimaline karşı hukuki mücadele veriyor.
Yeniden yerleştirme süreci ve yaşanan belirsizlikler
ABD'nin Kabil'den çekilmesinin ardından, ABD güçlerine tercümanlık, rehberlik ve lojistik destek sağlayan yaklaşık 80.000 Afgan, özel göçmen vizesi (SIV) programı kapsamında ülkeye kabul edildi. Bu kişiler, Taliban'ın intikamından korunmak amacıyla ABD'nin çeşitli eyaletlerine dağıtıldı. Ancak son aylarda, ABD Vatandaşlık ve Göçmenlik Hizmetleri'nin (USCIS) başvuruları değerlendirirken daha katı kurallar uyguladığı ve bazı başvuruların 'güvenlik riski' gerekçesiyle reddedildiği bildiriliyor.
Afgan mültecilere yardım eden sivil toplum kuruluşları, özellikle Trump yönetiminin göçmenlik politikalarının yeniden gündeme gelmesiyle birlikte, bu kişilerin statülerinin tehlikeye girdiğini belirtiyor. Birçok Afgan, yeşil kart başvurusu sürecinde uzun süreli bekleyişler ve belirsizlikler yaşadığını, bazılarının ise 'geçici koruma' statüsü altında olduğu için sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, ABD'nin Afganistan'dan çekilme kararının ardından yaşanan insani krizin bir devamı niteliğinde. NATO müttefikleri ve Batılı ülkeler, Afgan mültecilerin entegrasyonu konusunda benzer zorluklarla karşılaşıyor. Avrupa ülkeleri, özellikle Almanya ve İngiltere, kendi SIV programları kapsamında kabul ettikleri Afganların statülerini garanti altına almak için adımlar atarken, ABD'deki belirsizlik uluslararası toplumda endişe yaratıyor.
Uzmanlar, ABD'nin bu tutumunun, gelecekteki çatışma bölgelerinde ABD ordusuna yardım eden yerel halkın güvenini sarsabileceğine dikkat çekiyor. Afganistan'da yaşanan bu durum, benzer şekilde Irak ve Suriye'de ABD ile işbirliği yapmış kişiler için de önemli bir örnek teşkil ediyor. İnsan hakları örgütleri, ABD'nin yükümlülüklerini yerine getirmesi ve bu kişilere kalıcı statü sağlaması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'daki gelişmeleri yakından izlemekle birlikte, bu haber doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmiyor. Ancak, Türkiye'nin göç politikaları açısından önemli bir ders çıkarılabilir. Türkiye, Suriyeli mülteciler başta olmak üzere büyük bir göçmen nüfusuna ev sahipliği yapıyor. ABD'nin müttefiklerine yönelik bu tutumu, uluslararası toplumda güven bunalımı yaratabilir ve Türkiye gibi ülkelerin, kendi güvenlik işbirliklerinde benzer riskleri göz önünde bulundurmasına neden olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin NATO içindeki rolü ve Afganistan'daki barış sürecine katkıları düşünüldüğünde, bu tür gelişmelerin bölgesel istikrarı etkileme potansiyeli bulunuyor.