Afganistan hükümeti, Pakistan güçlerinin sınır bölgesinde düzenlediği operasyonlarda en az 28 savaşçının öldürüldüğünü açıkladı. Kabil ve İslamabad, karşılıklı olarak birbirlerini terörizme destek vermek ve sınır ihlali yapmakla suçluyor. Olay, iki ülke arasındaki zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştirdi. Taraflar, son haftalarda artan çatışma ve istihbarat paylaşımındaki başarısızlık nedeniyle birbirlerini sorumlu tutuyor.
Gelişmenin Arka Planı
Afganistan Savunma Bakanlığı'na göre, Pakistan ordusu sınırın Afganistan tarafında, özellikle Kunar ve Nangarhar vilayetlerinde hava saldırıları ve topçu ateşi düzenledi. Bakanlık, bu saldırılarda 28 "terörist"in öldürüldüğünü, ancak aralarında sivillerin de bulunduğunu iddia etti. Pakistan tarafı ise operasyonların, kendi topraklarına sızan ve son aylarda birçok askeri ve sivili öldüren TTP (Tehrik-i Taliban Pakistan) militanlarına yönelik olduğunu savunuyor. İslamabad, Kabil yönetimini TTP'ye barınak sağlamakla suçluyor.
Afganistan geçici hükümeti sözcüsü Zabiullah Mücahid, yaptığı açıklamada Pakistan'ın iddialarını reddederek, "Afganistan toprakları hiçbir grubun başka bir ülkeye saldırmak için kullanmasına izin vermiyoruz. Pakistan, kendi iç sorunlarını bize yansıtmamalı" dedi. Öte yandan Pakistan Dışişleri Bakanlığı, Afganistan'ın sınır güvenliği konusundaki isteksizliğinin bölgesel istikrarı tehdit ettiğini belirtti.
İki ülke arasındaki gerilim, Ağustos 2021'de Taliban'ın Kabil'de yönetimi ele geçirmesinden bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Pakistan, Taliban yönetimini resmen tanıyan ilk ülkelerden biri olmasa da, insani yardım ve ticaret için kapılarını açık tutmuştu. Ancak son aylarda TTP saldırılarının artması ve sınır ticaretinin aksaması ilişkileri gerdi. Afganistan, Pakistan'ın sınırı kapatması ve Afgan vatandaşlarına yönelik sert politikalarını eleştiriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Afganistan-Pakistan gerilimi, Güney Asya'nın kırılgan güvenlik mimarisini daha da karmaşık hale getiriyor. Pakistan, Afganistan sınırındaki askeri varlığını artırırken, Afganistan ise uluslararası toplumdan destek arayışında. Çin ve Rusya, bölgedeki istikrarsızlığın kendi çıkarlarını tehdit etmesinden endişeli. Çin, Pakistan'ın stratejik ortağı olarak, Afganistan'daki güvenlik durumunu yakından izliyor ve TTP'nin Sincan'a sıçramasından korkuyor. ABD, 2021'de çekilmesinin ardından bölgede etkisini kaybetmiş durumda, ancak terörle mücadele kapsamında Pakistan ile sınırlı işbirliğini sürdürüyor.
Birleşmiş Milletler, taraflara itidal çağrısında bulunarak, sivil kayıpların önlenmesi ve insani erişimin engellenmemesi gerektiğini vurguladı. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, sınır bölgesindeki çatışmaların binlerce sivili yerinden ettiğini bildirdi. Bölge uzmanları, taraflar arasında güven artırıcı önlemler alınmadığı takdirde çatışmaların yayılabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan ve Pakistan ile tarihi ve kültürel bağlara sahip bir ülke olarak, bölgedeki istikrarı kendi güvenliği için kritik görüyor. Ankara, son yıllarda Kabil ile İslamabad arasında arabuluculuk yapmayı önermiş, ancak somut bir sonuç alınamamıştı. Bu gerilim, Türkiye'nin Afganistan'daki insani yardım faaliyetlerini ve Türk iş insanlarının bölgedeki yatırımlarını riske atabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Pakistan ile savunma işbirliği ve Afganistan'daki Taliban yönetimiyle diyalog kanalları, denge politikası izlemesini gerektiriyor. Bölgesel istikrarsızlık, Türkiye'ye yönelik düzensiz göç riskini de artırabilir.