Çin ve Filipinler arasında Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlığı yeni bir çatışmaya sahne oldu. Cuma günü, Filipinler'in batısındaki ada bölgesi açıklarında Çin Sahil Güvenlik botu, Filipin balıkçı gemisine çarptı. Olay, iki ülke arasında uzun süredir devam eden deniz sınırları ve bölgedeki kayaçlar üzerindeki egemenlik tartışmasının son halkası olarak kaydedildi.
Olayın Arka Planı ve Tarafların İddiaları
Filipinli yetkililere göre, olay Manila'nın batısındaki Palawan eyaleti açıklarında meydana geldi. Filipin balıkçı gemisi, rutin avlanma faaliyeti sırasında Çin Sahil Güvenlik botunun müdahalesiyle karşılaştı. İddiaya göre, Çin botu uyarıda bulunmadan geminin rotasını kesti ve çarparak gövdesinde hasara yol açtı. Filipin tarafı, olayda yaralanan olmadığını ancak balıkçıların büyük korku yaşadığını bildirdi. Çin tarafı ise henüz resmi bir açıklama yapmadı; ancak geçmişte benzer olaylarda Filipin gemilerinin "izinsiz" bölgeye girdiğini ve Çin'in egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
Güney Çin Denizi, zengin balıkçılık kaynakları ve muhtemel hidrokarbon rezervleri nedeniyle bölge ülkeleri arasında uzun süredir ihtilaf konusu. Çin, dokuz nokta çizgisi adı verilen geniş bir alanda egemenlik iddia ederken, Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan da farklı ölçeklerde hak iddia ediyor. 2016'da Lahey'deki Daimi Hakemlik Mahkemesi, Çin'in dokuz nokta çizgisi iddiasını uluslararası hukuka aykırı bulmuştu; ancak Pekin bu kararı tanımıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu son olay, ABD ile Çin arasındaki stratejik rekabetin gölgesinde gerçekleşti. Filipinler, ABD'nin müttefiki ve 1951 tarihli Karşılıklı Savunma Antlaşması ile Washington'a bağlı. Son yıllarda Manila, Çin'in artan baskısına karşı ABD ile askeri işbirliğini güçlendirdi; 2023'te Filipinler, ABD'ye dört yeni askeri üs sağlama kararı almıştı. Öte yandan Çin, bölgede geniş çaplı yapay ada inşası ve askeri tesisler kurarak fiili durum yaratmaya çalışıyor. Bu olay, Güneydoğu Asya'da tansiyonu yükseltirken, ASEAN içinde de bölünmeye yol açabilir. Çin, ASEAN ülkeleriyle bir "Güney Çin Denizi Davranış Kuralları" üzerinde müzakere yürütüyor ancak görüşmeler yıllardır sonuçsuz. Filipinler, uluslararası kamuoyunu harekete geçirmek için olayın görüntülerini paylaşarak Çin'i agresif davranmakla suçluyor. Çin ise Filipinler'i "provokasyon" yapmakla ve ABD'nin bölgeye müdahalesine zemin hazırlamakla eleştiriyor.
Olayın ardından Filipin Savunma Bakanlığı, Çin'in eylemlerinin "barışçıl çözüm çabalarını baltaladığını" belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, Washington'ın Manila'nın yanında olduğunu ve Çin'in "tehlikeli manevralarının" kabul edilemez olduğunu açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı ise Filipinler'i "dış güçlerle işbirliği yaparak bölgeyi istikrarsızlaştırmakla" suçladı. Gözlemciler, önümüzdeki dönemde benzer olayların artabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle balıkçılık sezonunun başlaması ve bölgede doğal gaz arama faaliyetlerinin yoğunlaşması, çatışma riskini artırıyor. Uluslararası Denizcilik Örgütü, taraflara itidal çağrısı yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki bu gerilim, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel deniz ticaret yollarının güvenliği ve uluslararası hukukun üstünlüğü açısından önem taşıyor. Türkiye, Doğu Akdeniz'de benzer egemenlik ve deniz yetki alanı anlaşmazlıkları yaşadığı için, uluslararası hukuka aykırı tek taraflı iddiaların bölgesel istikrarı nasıl bozduğunu yakından biliyor. Ayrıca, Çin'in bölgede artan askeri varlığı, Asya-Pasifik'teki güç dengesini değiştirerek NATO'nun küresel stratejilerini etkiliyor; bu da Türkiye'nin güvenlik politikalarını dolaylı yoldan ilgilendiriyor. Öte yandan, Türk deniz ticareti ve enerji nakliyesi için Güney Çin Denizi'ndeki istikrarsızlık, tedarik zincirlerinde aksamalara yol açabilir. Türkiye, bölgesel anlaşmazlıklarda diplomatik çözüm ve diyalog çağrısı yaparak, uluslararası hukuka bağlılığını sürdürmeli.