Taliban'ın Ağustos 2021'de Kabil'i ele geçirmesinden bu yana Afgan kadınların ve kız çocuklarının hakları sistematik olarak ellerinden alındı. Eğitim, çalışma ve kamusal yaşamdan dışlanma, uluslararası toplumun söylevleri ile eylemleri arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor. Dünya liderleri Afgan kadınların direncini övgüyle anıyor, ancak bu takdir, giderek derinleşen insani felaketi durdurmak için yetersiz kalıyor. Bu makale, dünyanın bu dışlanmaya nasıl alıştığını ve gerçek dayanışmanın ne anlama geldiğini ele alıyor.
Taliban Yönetiminde Kadın Haklarının Erozyonu
Taliban yönetimi, 1996-2001 dönemine benzer şekilde, kadınları kamusal alandan sildi. Kız çocuklarının ortaokul ve liseye gitmesi yasaklandı; üniversiteler kapılarını kadınlara kapattı. Kadınların parklara, spor salonlarına ve hatta bazı kamusal alanlara girmesi engelleniyor. Ocak 2024'te kabul edilen 'Erdem ve Ahlakı Yayma' yasası, kadınların seslerinin kamusal alanda duyulmasını bile yasaklayarak, yüzlerce yıllık toplumsal kazanımları yok etti.
Birleşmiş Milletler raporları, Afganistan'da kadınların yüzde 80'inin geçimini sağlamak için yardıma muhtaç olduğunu, ancak insani yardım kuruluşlarında çalışmalarının da engellendiğini ortaya koyuyor. Kadın sağlığı çalışanlarının işe alınması yasaklanarak, doğum oranlarının arttığı bir ülkede anne ve bebek ölümleri alarm veriyor. Taliban'ın kadın politikaları, uluslararası hukukun açık ihlali olmasına rağmen, dünya güçleri bu durumu yalnızca kınama beyanlarıyla geçiştiriyor.
Uluslararası Toplumun Çifte Standardı
Uluslararası toplum, Afgan kadınlarına verdiği desteğin söylemde kaldığını kabul etmek zorunda. Batılı ülkeler, Taliban'ı tanımamakla birlikte, Katar'da Taliban yetkilileriyle diplomatik görüşmeler yürütüyor ve insani yardım akışına göz yumuyor. Ancak bu yardımlar, Taliban'ın kadın karşıtı politikalarını değiştirmesini şart koşmuyor. 2023'te Avustralya, Afgan kadınlar için özel vize programı başlattı, ancak bu tür adımlar sorunu bireysel göç sorununa indirgiyor.
BM Güvenlik Konseyi'nin 2721 sayılı kararı, Afgan kadınların haklarına vurgu yapmasına rağmen, yaptırım mekanizması içermiyor. Bu durum, Taliban'ın uluslararası meşruiyet arayışını sürdürürken, kadın hakları konusunda hiçbir taviz vermemesine yol açıyor. Kadınların çalışmasının yasaklanması, ülkenin zaten çöken ekonomisini daha da kötüleştiriyor; Dünya Bankası verilerine göre Afganistan'da kadınların iş gücüne katılımı yüzde 15'in altına düştü.
Gerçek Dayanışma için Adımlar
Uzmanlar, dünyanın Afgan kadınlarına yönelik desteğini söylemden çıkarıp somut adımlara dökmesi gerektiğini vurguluyor. Taliban'a yönelik yaptırımların, insan hakları ihlalleriyle bağlantılı olarak uygulanması; Taliban'ın kadın karşıtı kararlarını kınayan BM kararlarına bağlayıcı hükümler eklenmesi; sivil toplum kuruluşlarının finansmanının kadın hakları örgütlerine kanalize edilmesi ve Afgan kadınların seslerinin uluslararası platformlarda doğrudan duyulmasının sağlanması öneriliyor.
Ayrıca, Batılı devletlerin mülteci kabul politikalarını genişletmesi, Afgan kadınların güvenli geçiş yollarını açması ve onları kendi toplumlarında güçlendirecek programlar geliştirmesi gerekiyor. Taliban'ın uygulamalarını resmi olarak kınamak yerine, bu uygulamaların ekonomik ve diplomatik sonuçları olması sağlanmalı. Afganistan'daki kadın hakları mücadelesi, uluslararası toplumun sadece izleyici değil, aktif bir aktör olmasını zorunlu kılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, 2021'den bu yana Afganistan'da Kabil Havalimanı'nın işletilmesi ve diplomatik varlığını sürdürme konusunda esnek bir politika izliyor. Türkiye'nin Taliban ile kurduğu pragmatik ilişki, Afgan kadınlarının durumu gibi insan hakları meselelerinde Ankara'nın elini zayıflatıyor. Öte yandan Türkiye, Afgan mültecilere ev sahipliği yapan ülkelerden biri olarak, kadın mültecilerin eğitimi ve istihdamı için projeler geliştirebilir. Bu durum, Türkiye'nin NATO ve Batı ile ilişkilerinde de insan hakları karnesini etkileyebilecek bir sınav niteliği taşıyor. Ankara'nın hem bölgesel istikrar hem de insani duyarlılık arasında dengeli bir yol bulması gerekiyor.