Eski Afgan İçişleri Bakanı ve Ulusal Güvenlik Müdürü Masud Andarabi, Afganistan'ın Taliban yönetimi altında Çin ve Rusya ile kurduğu ilişkileri ve bu iki ülkenin Afganistan'daki nüfuz mücadelesini değerlendirdi. Andarabi, özellikle Çin'in Taliban yönetimine yönelik 'meşruiyet stratejisi' kapsamında, Afganistan'ı dijital ve ekonomik olarak kendi etki alanına çektiğini belirtti. Andarabi'nin çarpıcı ifadesiyle, 'Afganlar dünyayı Çin algoritmalarıyla görecek.' Bu, sadece teknolojik bir bağımlılık değil, aynı zamanda ideolojik ve kültürel bir dönüşümün de işareti olarak yorumlanıyor.
Çin ve Rusya Arasında Afganistan Rekabeti
Andarabi, Afganistan'ın Taliban yönetiminin uluslararası alanda meşruiyet kazanmak için Çin ve Rusya'ya yöneldiğini ancak bu iki gücün Afganistan üzerinde farklı çıkarları olduğunu ifade etti. Çin, Afganistan'ı Kuşak ve Yol Girişimi'nin bir parçası yapmak ve zengin maden kaynaklarına erişmek isterken, Rusya daha çok güvenlik kaygılarıyla hareket ediyor. Özellikle Orta Asya'daki istikrar ve yayılmacı İslamcı hareketlerin kontrolü, Moskova'nın öncelikleri arasında.
Andarabi, 'Rusya, Afganistan'ın bir terör yuvası haline gelmesini istemiyor. Ancak Çin, ekonomik nüfuzunu ve teknolojik üstünlüğünü kullanarak Taliban'ı kendine bağlıyor' dedi. Çin'in WeChat, Alipay gibi platformlar ve Huawei altyapısıyla Afganistan'ı dijital kolonileştirdiğine dikkat çeken Andarabi, Taliban'ın bu duruma ses çıkarmadığını çünkü uluslararası izolasyondan kurtulmak için Çin'e ihtiyaç duyduğunu belirtti.
Taliban'ın Meşruiyet Stratejisi ve Bölgesel Etkiler
Taliban yönetimi, hiçbir ülke tarafından resmen tanınmamış olsa da, Çin ve Rusya ile diplomatik ilişkiler kurmayı başardı. Bu ülkeler, Taliban'ın meşruiyetini dolaylı olarak pekiştiriyor. Andarabi'ye göre, Taliban bu stratejiyle özellikle Batı'ya karşı elini güçlendirmek istiyor. Ancak bu durum, Afganistan'ın bağımsızlığını tehdit ediyor: 'Artık dış politika kararları Kabil'de değil, Pekin'de alınıyor.'
Bölgesel olarak, Pakistan'ın Taliban üzerindeki geleneksel nüfuzu azalıyor. Çin, Pakistan'ı da yanına alarak Afganistan'da daha etkin rol oynuyor. Bu, Hindistan ve İran gibi diğer bölgesel aktörler için endişe verici bir gelişme. Andarabi, Afganistan'ın bir 'vekâlet savaşı' alanına dönüştüğünü söyledi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afganistan'daki Çin ve Rusya nüfuzunun artması, Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkasya'daki etki alanına meydan okuyor. Türkiye, tarihsel ve kültürel bağları nedeniyle Afganistan'da istikrarı önemsiyor; ancak Taliban'la ilişkileri halihazırda sınırlı. Çin'in Afganistan'ı teknolojik ve ekonomik olarak kendine bağlaması, Türkiye'nin bölgedeki yatırım ve kalkınma projelerini sekteye uğratabilir. Ayrıca, Afganistan'dan Türkiye'ye yönelik düzensiz göç ve güvenlik riskleri, bu nüfus mücadelesinde Ankara'nın daha aktif bir politika izlemesini gerektirebilir. Türkiye, bu yeni jeopolitik denklemde hem Çin'in yumuşak gücüne karşı kendi modelini sunmalı hem de NATO müttefikleriyle koordinasyonu artırmalıdır.