Almanya'nın doğusunda aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, ekonomistlerin uyarılarına rağmen yaklaşan eyalet seçimlerinde güçlü bir yükseliş kaydediyor. Quedlinburg kentinde eski bir binayı güneş panelleriyle donatıp enerji depolayan, veri merkezleri barındıran ve elektrikli araçları şarj eden yenilikçi bir kara kutuya dönüştüren Lars Gottschligg örneği, bölgedeki dönüşüm çabalarını gözler önüne seriyor. Ancak bu olumlu tabloya rağmen, AfD'nin popülaritesi, göç ve ekonomik güvensizlik gibi konulardaki söylemleriyle artıyor. 1 Eylül'de yapılacak Saksonya ve Thüringen seçimleri öncesinde AfD, anketlerde yüzde 30'un üzerinde oy alarak birinci parti konumunda bulunuyor.
Gelişmenin arka planı
Saksonya-Anhalt'ta yükselen yenilenebilir enerji yatırımlarına rağmen, bölge halkının önemli bir kısmı ekonomik dönüşümün meyvelerini henüz hissedemiyor. Lars Gottschligg gibi girişimciler, eski sanayi yapılarını modern enerji tesislerine dönüştürerek istihdam yaratmaya çalışıyor. Ancak kırsal kesimlerde işsizlik oranları batı eyaletlerinin iki katı seviyesinde seyrediyor. Bu ekonomik eşitsizlik, AfD'nin "doğuyu unutulmuşluk" söylemine zemin hazırlıyor. Parti, göçmen karşıtı ve AB şüphecisi politikalarının yanı sıra, yenilenebilir enerji yatırımlarının bölgeye yeterince fayda sağlamadığını savunarak seçmenin gönlünü çalıyor.
Ekonomistler ise AfD'nin ekonomik vaatlerinin sürdürülemez olduğunu ve Almanya'nın genel refahına zarar verebileceğini belirtiyor. Özellikle doğu eyaletlerinde planlanan vergi indirimleri ve devlet destekli projelerin bütçe açığını artıracağı uyarısında bulunuyorlar. Ancak bu uyarılar, günlük hayatında ekonomik zorluklarla mücadele eden seçmen üzerinde beklenen etkiyi yaratmıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
AfD'nin yükselişi yalnızca Almanya'yı değil, tüm Avrupa'yı yakından ilgilendiriyor. 2017 federal seçimlerinde ilk kez meclise giren parti, doğu eyaletlerindeki bu başarısını ulusal düzeye taşımayı hedefliyor. Avrupa'da aşırı sağın güç kazanması, göç politikalarından enerji dönüşümüne kadar birçok alanda AB'nin karar alma süreçlerini etkileyebilir. Ayrıca, Almanya'nın doğusundaki bu siyasi dalgalanma, Soğuk Savaş sonrası birleşmenin hâlâ tamamlanamadığı gerçeğini de ortaya koyuyor. Ekonomik ve sosyal uçurumun siyasi yansımaları, Avrupa'nın geleceği açısından kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AfD'nin Almanya'nın doğusundaki yükselişi, Türkiye için dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. AfD'nin göçmen karşıtı söylemi, Almanya'daki Türk toplumunu doğrudan etkileyebilir ve uyum politikalarını zorlaştırabilir. Ayrıca, partinin AB karşıtı tutumu, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabilir. Almanya, Türkiye'nin en büyük ticaret ortaklarından biri ve Avrupa'daki en büyük Türk diasporasına ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle, Almanya'daki siyasi dengelerin değişmesi, Türkiye'nin Avrupa politikalarını ve ikili ilişkilerini yakından ilgilendiriyor. Türkiye'nin, Almanya'daki gelişmeleri dikkatle izlemesi ve olası senaryolara hazırlıklı olması gerekiyor.