Bu Pazar, Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi, 1945'ten bu yana ilk kez bir eyalet hükümetinde iktidara gelmeye hazırlanıyor. Doğu Almanya'daki Saksonya veya Thüringen eyaletlerinde yapılacak seçimlerde AfD'nin zafer kazanması veya koalisyon ortağı olması bekleniyor. Bu durum, İkinci Dünya Savaşı sonrası Almanya'nın siyasi tabusunu yıkacak ve Avrupa'nın en büyük ekonomisinde siyasi deprem yaratacak.
Merkel ve Merz'in Doğu Almanya Politikaları
Angela Merkel'in 2005-2021 arasındaki 16 yıllık başbakanlığı döneminde, Doğu Almanya'nın sorunları genellikle ihmal edildi. Merkel, Doğu Almanya kökenli olmasına rağmen, bölgenin ekonomik durgunluğu, nüfus kaybı ve altyapı yetersizlikleriyle yeterince ilgilenmedi. Özellikle 2015'teki mülteci krizi sırasında izlediği açık kapı politikası, Doğu Almanya'da büyük tepki çekti ve AfD'nin yükselişini hızlandırdı. Merkel'in halefi Olaf Scholz döneminde de bu bölgelerdeki hoşnutsuzluk arttı.
Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Birlik (CDU/CSU) ise Doğu Almanya'da daha da zayıf bir performans sergiledi. Merz, partiyi daha sağa çekmeye çalışsa da, AfD'nin popülist söylemlerine karşı etkili bir alternatif sunamadı. CDU'nun Doğu'daki yerel teşkilatları eridi ve seçmen tabanı AfD'ye kaydı.
AfD'nin Yükselişinin Nedenleri
AfD, özellikle Doğu Almanya'da ekonomik hoşnutsuzluk, göç karşıtlığı ve Rusya yanlısı söylemlerle destek topluyor. Bölgede işsizlik ve düşük ücretler yaygın; genç nüfus batıya göç ediyor. AfD, bu sorunları göçmenlere ve AB'ye bağlayarak basit çözümler vaat ediyor. Ayrıca, Ukrayna savaşına karşı çıkarak ve Rusya ile ilişkilerin normalleştirilmesini savunarak Moskova'nın da dolaylı desteğini alıyor.
Son anketler, AfD'nin Saksonya'da %30-35, Thüringen'de ise %30 civarında oy alacağını gösteriyor. Bu, partinin eyalet parlamentosunda en güçlü siyasi güç olacağı anlamına geliyor. Ancak diğer partiler AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor; bu durumda azınlık hükümeti veya istikrarsız koalisyonlar kaçınılmaz görünüyor.
Almanya ve Avrupa İçin Sonuçları
AfD'nin bir eyalette iktidara gelmesi, Almanya'nın siyasi istikrarını sarsacak ve Avrupa Birliği içinde yeni gerilimlere yol açacak. AfD, AB karşıtı ve Rusya yanlısı politikalarıyla biliniyor; bu durum, Almanya'nın Ukrayna'ya desteğini zayıflatabilir ve AB'nin ortak karar alma mekanizmalarını felç edebilir. Ayrıca, AfD'nin yükselişi Fransa, İtalya ve Hollanda gibi ülkelerdeki aşırı sağ partilere de cesaret verebilir.
Almanya'da ana akım partilerin AfD'yi dışlama stratejisi (Brandmauer) şimdiye kadar işe yaradı, ancak Doğu'da bu duvar çöküyor. Eğer AfD eyalet hükümetine girerse, federal düzeyde de etkisini artıracak ve 2025 genel seçimlerinde daha da güçlenecek.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AfD'nin Doğu Almanya'da yükselişi, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. AfD, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı ve göçmen karşıtı bir parti. Almanya'daki 3 milyon Türk kökenli nüfus, artan yabancı düşmanlığı ve İslamofobiden olumsuz etkilenebilir. Ayrıca AfD'nin Rusya yanlısı tutumu, Türkiye'nin Ukrayna savaşındaki denge politikasını zorlaştırabilir. Almanya'nın siyasi istikrarsızlığı, Türkiye ile AB arasındaki göç anlaşması ve ekonomik işbirliğini sekteye uğratabilir. Türkiye, Almanya'daki Türk toplumunun haklarını korumak için diplomatik girişimlerini artırmalı.