ABD İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin, terörle mücadele hibe fonlarının eyaletlere dağıtımını, seçim güvenliği konusunda bir dizi talebe bağlama kararını savundu. Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) tarafından dağıtılan bu fonlar, geleneksel olarak eyaletler ve yerel yönetimler tarafından terör saldırılarına karşı hazırlık ve önleme çalışmaları için kullanılıyor. Ancak Mullin, bu fonların aynı zamanda seçim altyapısını korumak için de kullanılması gerektiğini belirterek, eyaletlerin seçim güvenliği standartlarını karşılamasını fonların ön koşulu haline getirdi. Bu karar, özellikle 2024 başkanlık seçimleri öncesinde, seçim güvenliği konusundaki endişeleri artıran bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Mullin, Salı günü yaptığı açıklamada, “Terörle mücadele fonlarının seçim güvenliği için kullanılması, ülkemizin karşı karşıya olduğu hibrit tehditlere karşı daha bütüncül bir yaklaşımın parçasıdır” dedi. FEMA’nın terörle mücadele hibe programı, yılda yaklaşık 1 milyar doları eyaletlere dağıtıyor. Bu fonlar, genellikle polis eğitimi, acil durum müdahale ekipmanları ve istihbarat paylaşımı gibi alanlara aktarılıyor. Mullin’in yeni politikası, eyaletlerin seçim sistemlerinde güvenlik açıklarını gidermek, oylama makinelerini güncellemek ve siber güvenlik önlemlerini artırmak gibi belirli kriterleri yerine getirmesini şart koşuyor. Bazı sivil toplum kuruluşları, bu kararın terörle mücadelenin özünden uzaklaşmaya yol açabileceği konusunda uyarıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD’de seçim güvenliği, 2016 ve 2020 seçimlerine yabancı müdahale iddialarının ardından en hassas konulardan biri haline geldi. Mullin’in bu kararı, federal hükümetin eyaletler üzerindeki denetimini artırma çabası olarak yorumlanıyor. Ancak eleştirmenler, terörle mücadele fonlarının amacından saptırılmasının, gerçek terör tehditlerine karşı hazırlık bütçelerini azaltabileceğini belirtiyor. Küresel olarak, bu tür adımlar diğer ülkelerde de seçim güvenliği ve terörle mücadele fonlarının birleştirilmesi tartışmalarına yol açabilir. Özellikle Avrupa Birliği, ABD’nin bu hamlesini yakından izliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, terörle mücadele ve seçim güvenliği konularında kendi deneyimine sahip bir ülke olarak bu gelişmeyi dikkatle değerlendirmelidir. ABD’nin bu kararı, terörle mücadele fonlarının esnek kullanımına ilişkin bir emsal teşkil edebilir ve Türkiye’nin de benzer bir yaklaşımı benimsemesi gündeme gelebilir. Ayrıca, seçim güvenliği konusundaki uluslararası standartların evrilmesi, Türkiye’nin dış politikada özellikle ABD ile işbirliği yaptığı alanlarda yeni diyaloglar açabilir. Bununla birlikte, fonların seçim güvenliğine kaydırılması, Türkiye’nin terörle mücadeledeki öncelikleriyle çelişebilecek sonuçlar doğurabilir.