Katar'daki 2022 FIFA Dünya Kupası, milyonlarca göçmen işçinin maruz kaldığı kafala sistemi nedeniyle uluslararası kamuoyunda büyük tepki topladı. Ancak Birleşik Devletler'deki iş gücü piyasası da benzer sömürü yapıları barındırıyor. Amerikan vize programları, özellikle H-2A ve H-2B geçici işçi vizeleri, işçileri işverene bağımlı kılarak hak ihlallerine zemin hazırlıyor. Bu sistem, Katar'ın kafala modeliyle şaşırtıcı benzerlikler taşıyor.
Kafala Sisteminin ABD'deki Yansımaları
Kafala sistemi, bir işçinin yasal statüsünü belirli bir işverene bağlayan bir sponsorluk modelidir. Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinde yaygın olan bu sistem, işçilerin işveren izni olmadan iş değiştirmesini veya ülkeyi terk etmesini engelliyor. ABD'de ise H-2A (tarım) ve H-2B (mevsimlik tarım dışı) vizeleri, işçileri belirli bir işverene bağlayarak benzer bir bağımlılık yaratıyor. Pasaportlara el konulması, düşük ücretler ve kötü çalışma koşulları her iki sistemde de yaygın. ABD Çalışma Bakanlığı verilerine göre, 2023'te H-2A işçileriyle ilgili 1.200'den fazla şikayet kaydedildi; bunların çoğu ücret hırsızlığı ve barınma standartlarının ihlaliyle ilgiliydi.
Katar'daki Dünya Kupası hazırlıkları sırasında 6.500'den fazla göçmen işçinin öldüğü bildirilmiş, bu durum küresel çapta kafala sistemine yönelik eleştirileri artırmıştı. Ancak ABD'deki geçici işçi programları da benzer ölüm oranlarına sahne oluyor. 2022'de Florida'da H-2A tarım işçilerinin sıcak çarpması nedeniyle ölümleri, sistemin denetim eksikliğini gözler önüne serdi. Uluslararası Çalışma Örgütü, ABD'yi kafala benzeri uygulamaları sona erdirmeye çağırırken, Washington yönetimi bu konuda somut adımlar atmakta isteksiz.
Küresel Boyut: İnsan Hakları ve Ekonomik Çıkarlar
Kafala sisteminin küresel etkisi, yalnızca insan hakları ihlalleriyle sınırlı değil. Bu sistem, gelişmekte olan ülkelerden gelen işçilerin düşük maliyetli emek gücü olarak kullanılmasını teşvik ediyor. ABD ve Körfez ülkeleri, ucuz iş gücüne dayalı ekonomik modellerini sürdürmek için sistemin reformunu geciktiriyor. 2024'te ABD Senatosu'na sunulan bir yasa tasarısı, H-2A işçilerine işveren değiştirme hakkı tanımayı öngörse de tarım lobisinin baskısıyla rafa kalktı. Bu durum, Katar'ın Dünya Kupası sonrası kafala reformlarının yüzeysel kaldığı eleştirilerini akla getiriyor.
İnsan hakları örgütleri, ABD ve Katar arasındaki bu benzerliğin, küresel işçi hakları mücadelesinde çifte standardı ortaya koyduğunu vurguluyor. Dünya Kupası boyunca Katar'a yöneltilen eleştiriler, ABD'nin kendi sistemindeki sorunları görmezden gelmesini sorgulatıyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün 2023 raporu, geçici işçi programlarının yüzde 70'inin ciddi ihlaller barındırdığını ortaya koyarken, bu durumun uluslararası tedarik zincirlerinden sorumluluk paylaşımına kadar geniş bir alanda etkili olduğu belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, hem göçmen işçi gönderen hem de alan bir ülke olarak kafala sisteminden doğrudan etkileniyor. Türk işçiler, özellikle Körfez ülkelerinde sponsorluk sistemine tabi çalışırken, Türkiye'deki Suriyeli ve diğer göçmen işçiler de benzer sömürü riskiyle karşı karşıya. Bu gelişme, Türkiye'nin iş gücü politikalarını yeniden değerlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, ABD'nin insan hakları konusundaki çifte standardı, Türkiye'nin dış politikasında Batılı ülkelere yönelik eleştirilerini güçlendirebilir ve Ankara'nın küresel işçi hakları savunuculuğunda daha aktif rol almasına zemin hazırlayabilir.