ABD Yönetim Bütçe Ofisi (OMB) Direktörü, 30 Haziran’da Kongre’ye yaptığı açıklamada, Pentagon’un İran’a yönelik askeri operasyonlarının maliyetinin 30 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Ancak Beyaz Saray’ın Savunma Bakanlığı için 67,1 milyar dolar ek ödenek talep ettiği ek bütçe dosyası hakkında yeni detay vermekten kaçındı. Bu gelişme, ABD’nin İran’a yönelik politikasının mali boyutunu bir kez daha gündeme taşırken, Kongre’deki Cumhuriyetçi ve Demokrat kanatlar arasında bütçe disiplini tartışmalarını alevlendirdi.
Maliyetlerin Arka Planı ve Artış Nedenleri
Pentagon’un İran operasyonları için hesaplanan 30 milyar dolarlık maliyet, 2019’daki İran geriliminin ardından başlatılan hava savunma konuşlandırmaları, deniz devriyeleri ve istihbarat faaliyetlerini kapsıyor. OMB Direktörü, bu rakamın sadece doğrudan askeri harcamaları içerdiğini, bölgedeki müttefik ülkelere yapılan yardımlar ve altyapı giderlerinin dahil olmadığını belirtti. Uzmanlar, İran’ın Yemen’deki Husilere desteği ve nükleer programındaki ilerlemeler nedeniyle ABD’nin bölgedeki varlığını artırmak zorunda kaldığını vurguluyor.
Beyaz Saray’ın talep ettiği 67,1 milyar dolarlık ek bütçe ise İran operasyonlarının yanı sıra Ukrayna’ya yardım ve Hint-Pasifik bölgesindeki caydırıcılık faaliyetlerini de içeriyor. Ancak OMB yetkilisi, İran’a ayrılan pay hakkında somut bir sayı vermedi. Kongre’deki bazı üyeler, bu tutarın şişirilmiş olabileceğini savunurken, Savunma Bakanlığı ise bölgedeki angajmanların maliyetli olduğunu ancak ulusal güvenlik için gerekli olduğunu ifade ediyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
ABD’nin İran’a yönelik askeri harcamalarındaki artış, Orta Doğu’da yeniden şekillenen güç dengeleri açısından kritik. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ABD’nin bölgeden çekilme sinyalleri vermesine rağmen İran tehdidine karşı Washington’un desteğini talep ediyor. Öte yandan, Çin ve Rusya’nın İran ile yakınlaşması, ABD’nin askeri varlığını daha da stratejik hale getiriyor.
Bu süreçte, ABD’nin bütçe kısıtlamaları ve iç siyasi çekişmeler, İran politikasının sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Kongre’deki bazı Cumhuriyetçiler, Biden yönetiminin İran’a karşı sertlik politikasının yetersiz olduğunu savunurken, Demokratlar diplomatik çözümlerin öncelikli olması gerektiğini vurguluyor. Ek bütçe görüşmelerinin önümüzdeki haftalarda yoğunlaşması bekleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’nin İran operasyonlarına ayırdığı bu büyük bütçe, Türkiye’nin güvenlik çevresi açısından önemli sonuçlar doğuruyor. Türkiye, İran sınırında PKK/YPG terör örgütüyle mücadele ederken, İran’ın bölgesel faaliyetleri (özellikle Irak ve Suriye’de) Ankara’nın çıkarlarını doğrudan etkiliyor. ABD’nin askeri varlığını artırması, İran’ı daha agresif politikalar izlemeye itebilir ve bu da Türkiye’nin sınır güvenliğini tehdit edebilir. Ayrıca, ABD bütçesinin İran’a kaydırılması, Türkiye’ye yönelik askeri yardım ve F-16 modernizasyonu gibi konuları olumsuz etkileyebilir. Ankara, bu gelişmeleri yakından takip ederek kendi askeri ve diplomatik hamlelerini yeniden değerlendirmek zorunda kalabilir.