ABD ile İran arasındaki rekabet, Irak topraklarında yeni bir boyut kazandı. İki ülke, Bağdat yönetimi üzerinde nüfuz kurmak için askeri alandan çok ekonomi alanında karşı karşıya geliyor. Washington, Irak'ın İran'a bağımlılığını azaltmak için yaptırımları ve enerji ticaretini kullanırken, Tahran da komşusu üzerindeki ekonomik etkisini korumaya çalışıyor. Bu mücadele, Irak'ın kırılgan siyasi dengesi ve istikrarı için kritik önem taşıyor.
Yaptırım ve enerji savaşı
ABD, Irak'ın İran'dan doğalgaz ve elektrik ithalatını engellemek için yaptırım tehdidini sık sık gündeme getiriyor. Irak'ın elektrik üretiminin %30'u İran gazına bağımlı olduğu için Bağdat, Washington'dan defalarca muafiyet talep etti. Ancak ABD yönetimi, bu bağımlılığın İran'a siyasi koz verdiğini düşünüyor. Öte yandan İran, Irak'a ihraç ettiği mal ve hizmetlerin hacmini yaklaşık 12 milyar dolara çıkardı. Bu ticaret, iki ülke arasındaki sınır kapıları üzerinden yürüyor ve İran'ın Irak'taki Şii partiler üzerindeki etkisini pekiştiriyor.
ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı'na göre, İran destekli milis grupları Irak'ta 40 bin silahlı milise sahip. Bu gruplar, ABD üslerine ve çıkarlarına yönelik saldırılarda aktif rol oynuyor. Washington, bu grupların finansmanını kesmek için Irak bankalarını ve ticaret ağlarını hedef alan yaptırımlar uyguluyor. Ancak Tahran, bu grupları doğrudan finanse etmek yerine para transferlerini meşru ticaret yolları üzerinden yapıyor. Uzmanlar, İran'ın bu yöntemlerle yılda 1-2 milyar doları milislere aktardığını tahmin ediyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Irak'taki bu ekonomi savaşı, daha geniş bir bölgesel rekabetin parçası. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri de Irak'a yatırım yaparak İran'ın etkisini dengelemeye çalışıyor. Ayrıca Çin, Irak'ın en büyük ticaret ortağı haline gelmiş durumda. Çin şirketleri, Irak petrolünün %60'ını satın alırken, altyapı projelerinde de söz sahibi. Bu durum, ABD'nin Irak'taki nüfuzuna yeni bir rakip daha ekliyor. Öte yandan, İran'ın Irak'a uyguladığı baskı, zaman zaman Bağdat ile Tahran arasında gerginlik yaratıyor. Örneğin, İran'ın su kaynakları üzerindeki kontrolü, Irak'ın tarımsal üretimini olumsuz etkiliyor. Irak hükümeti, bu tür konularda ulusal egemenliğini korumak için dengeleyici bir politika izlemekte zorlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu rekabet, Türkiye'nin Irak'taki ekonomik ve siyasi çıkarlarını doğrudan etkiliyor. Türkiye, Irak'ın kuzeyinde enerji ve ticaret alanında önemli yatırımlara sahip. ABD-İran çekişmesinin Irak'ta istikrarsızlık yaratması, Türkiye'nin enerji nakil hatları ve ticaret yolları için risk oluşturuyor. Ayrıca İran yaptırımları, Türkiye'nin İran ile ticaretini de kısıtlıyor. Türkiye, Bağdat ve Erbil yönetimleriyle ilişkilerini güçlendirerek, Irak'ta istikrarlı bir ortamın korunmasına katkıda bulunabilir. Ancak ABD ve İran arasındaki gerilim, Türkiye'nin Irak'taki nüfuz alanını genişletme çabalarını da zorlaştırabilir.