ABD'nin Afrika'daki askeri varlığını azaltması, kıtada terör örgütlerinin yeniden canlanmasına yol açıyor. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) yayımladığı yıllık risk analizine göre, cihatçı gruplar özellikle Sahel bölgesi, Doğu Afrika ve Mozambik'te etki alanlarını genişletiyor. Raporda, ABD'nin geri çekilmesinin ardından oluşan güç boşluğunun, terör örgütlerine yeni sahalar kazandırdığı vurgulanıyor.
Cihatçı cephe Sahra Altı Afrika'da yayılıyor
CSIS analizi, Afrika'da faaliyet gösteren en az 20 cihatçı grubun son bir yılda operasyonel kapasitesini artırdığını ortaya koyuyor. Mali, Burkina Faso, Nijer ve Çad'ı kapsayan Sahel bölgesinde, El Kaide ve IŞİD bağlantılı gruplar arasındaki rekabet, sivilleri hedef alan saldırıları yoğunlaştırdı. BM verilerine göre, 2023'te Sahel'de terör olaylarında yüzde 40 artış yaşandı. Nijerya'da Boko Haram ve IŞİD-Batı Afrika Vilayeti, Çad Gölü havzasında faaliyetlerini sürdürürken, Mozambik'teki IŞİD bağlantılı gruplar doğal gaz yataklarını hedef alıyor.
ABD'nin 2018'de başlayan geri çekilme süreci, Trump yönetiminin Somali, Nijerya ve diğer ülkelerdeki asker sayısını azaltmasıyla hız kazandı. Biden yönetimi döneminde de devam eden bu süreç, özellikle insansız hava araçları ve istihbarat desteğinin kesilmesiyle yerel güçleri zor durumda bıraktı. Fransa'nın Sahel'den çekilmesi ve Rus paralı asker grubu Wagner'in bölgedeki varlığı, güvenlik boşluğunu daha da derinleştirdi.
Bölgesel ve küresel boyut: Terörün sınır aşan tehdidi
Afrika'daki terör dalgası, yalnızca kıtayı değil, Avrupa ve Orta Doğu'yu da tehdit ediyor. CSIS raporu, cihatçı grupların Akdeniz üzerinden Avrupa'ya sızma girişimlerinin arttığına dikkat çekiyor. Özellikle Libya üzerinden Avrupa'ya geçiş yapan militanların sayısında belirgin bir yükseliş var. Ayrıca, Mozambik'teki doğal gaz tesislerine yönelik saldırılar, küresel enerji piyasalarını etkileyebilecek potansiyele sahip. BM Güvenlik Konseyi raporlarına göre, Afrika'daki terör grupları yılda 5 milyar doların üzerinde gelir elde ediyor; bu gelirin büyük kısmı fidye, uyuşturucu kaçakçılığı ve doğal kaynak sömürüsünden sağlanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Afrika'da artan terör tehdidi, Türkiye'nin bölgedeki askeri ve ekonomik varlığını doğrudan etkileyebilir. Türkiye, Somali, Libya ve Sahel bölgesinde askeri üsler ve danışmanlık misyonlarıyla aktif bir rol oynuyor. Terörün yayılması, Türk şirketlerinin yatırımlarını ve insani yardım çalışmalarını riske atabilir. Ayrıca, Afrika boynuzu ve Sahel'deki istikrarsızlık, Akdeniz üzerinden Avrupa'ya yönelen düzensiz göçü artırarak Türkiye'nin göç yönetimini dolaylı olarak etkileyebilir. Türkiye'nin, yerel güçlerle işbirliğini güçlendirerek ve istihbarat paylaşımını artırarak bu tehdide karşı proaktif bir politika izlemesi gerekiyor.