ABD Kongresi'nde iki partili bir vekil grubu, Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'a hitaben yazdığı mektupta, tıbbi yardımlı intihar uygulamalarının huzurevlerinde daha sıkı denetlenmesi çağrısında bulundu. Vekiller, yaşlı yetişkinler ve engelli bireylerin, bakım masraflarını azaltmak amacıyla hayatlarına son vermeye zorlanma riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Mektup, federal hükümetin palyatif bakım ve hospice hizmetleri sunan kuruluşlarda, hastaların rızalarının gönüllü olup olmadığını doğrulamak için net raporlama kuralları oluşturmasını talep ediyor.
Gelişmenin arka planı
ABD'de tıbbi yardımlı intihar (ötanazi), eyalet düzeyinde yasal düzenlemelere tabidir. Şu anda 10 eyalet ve Columbia Bölgesi'nde yasal olan bu uygulama, ölümcül hastalığı olan ve altı aydan az ömrü kaldığı belirlenen yetişkin hastalar için geçerlidir. Ancak vekiller, bazı hospice ve palyatif bakım merkezlerinin, özellikle maliyet baskısı altında, yaşlı ve engelli hastaları bu yönde yönlendirebileceğinden endişe duyuyor. Mektupta, “Hiçbir hasta, bakım masraflarını karşılayamadığı veya ailesine yük olduğu hissine kapıldığı için ötanaziye yönlendirilmemelidir” ifadelerine yer verildi. HHS'den, her bir vakanın bağımsız bir tıp etiği kurulu tarafından incelenmesini ve hastaların psikolojik değerlendirmeden geçirilmesini içeren bir protokol oluşturulması istendi.
Uzmanlara göre, ABD'de yaşlanan nüfus ve sağlık hizmetleri maliyetlerinin artması, bu tür etik sorunları daha görünür hale getiriyor. 2023 verilerine göre, ABD'de 65 yaş üstü nüfus 56 milyona ulaşmış durumda ve her yıl yaklaşık 1,5 milyon kişi hospice hizmeti alıyor. Ancak hospice merkezlerinin büyük kısmı kâr amacı güden özel şirketlere ait ve bu durum, bakım kalitesiyle ilgili endişeleri artırıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'deki bu tartışma, dünya genelinde tıbbi yardımlı intiharın yasal olduğu diğer ülkelerde de yankı buluyor. Kanada, Belçika, Hollanda ve İsviçre gibi ülkelerde yıllardır uygulanan ötanazi, zaman zaman benzer etik tartışmalara yol açıyor. Özellikle Kanada'da 2021'de yapılan yasal düzenleme, mali gerekçelerle ötanaziye başvuranların sayısını artırdı. Kanada'da toplam ötanazi vakalarının %10'unun ekonomik nedenlerle gerçekleştiği tahmin ediliyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise palyatif bakımın tüm hastalar için erişilebilir olması gerektiğini, ötanazinin son çare olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de tıbbi yardımlı intihar yasal değildir ve toplumda bu konuda güçlü bir etik ve dini hassasiyet bulunmaktadır. Ancak bu gelişme, Türkiye'nin sağlık politikaları ve yaşlı bakımı açısından önemli bir uyarı niteliği taşımaktadır. Türkiye'de de yaşlı nüfus hızla artmakta ve palyatif bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerekmektedir. ABD'deki tartışma, sağlık sistemlerinin maliyet baskısı altında etik sınırları zorlayabileceğini göstermektedir. Türkiye, kendi sağlık politikalarını oluştururken bu tür etik ikilemlerden kaçınmak için palyatif bakımı güçlendirmeli ve hasta haklarını koruyan mekanizmalar geliştirmelidir. Ayrıca uluslararası sağlık etiği tartışmalarını takip etmek, Türkiye'nin yaşlanma politikalarına yön verebilir.