Cumhuriyetçi Senatör Roger Marshall (Kansas), ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptında (MOU) yer alan ve Tahran'ın balistik füze cephaneliğini elinde tutmasına izin veren ifadelere ilişkin tartışmalara katılarak, İran'ın kendini savunma hakkı olduğunu söyledi. Marshall, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, “Kesinlikle uzun menzilli füzelere sahip olmalarını istemiyorum, ancak kendilerini savunabilmeleri gerekiyor” dedi. Senatörün bu çıkışı, özellikle İsrail ve Körfez ülkelerinin tepkisine neden olan MOU metnindeki muğlak ifadelerin ardından geldi. Beyaz Saray, mutabakatın İran'ın füze programını sınırlamadığı yönündeki yorumları reddederken, Kongre'deki bazı üyeler anlaşmanın şeffaf olmadığını savunuyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD ile İran arasında varılan mutabakat zaptı, nükleer programın kısıtlanması karşılığında bazı yaptırımların hafifletilmesini öngörüyor. Ancak metinde yer alan “İran'ın meşru savunma ihtiyaçları” ifadesi, Tahran'ın balistik füze geliştirme programına yeşil ışık yakıldığı şeklinde yorumlandı. Muhafazakâr çevreler, bu ifadenin İran'ın bölgedeki saldırgan politikalarını meşrulaştıracağını savunuyor. Senatör Marshall ise, “Her ülkenin kendini koruma hakkı vardır. İran da bir istisna değil” diyerek, İsrail ve Suudi Arabistan'ın da benzer füze sistemlerine sahip olduğunu hatırlattı.
Marshall'ın bu çıkışı, özellikle İsrail yanlısı lobi grupları ve bazı Cumhuriyetçi meslektaşları tarafından eleştirildi. New York Senatörü Kirsten Gillibrand, “İran'ın elindeki füzeler sadece İsrail için değil, tüm bölge için tehdit oluşturuyor” dedi. Ancak Marshall, İran'ın füze programının tamamen savunma amaçlı olduğunu kanıtlaması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran'ın balistik füze kapasitesi, özellikle Orta Doğu'da yeni bir silahlanma yarışını tetikleyebilir. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran'ın artan füze tehdidine karşı ABD'den daha fazla savunma sistemi talep ediyor. Öte yandan, Rusya ve Çin, İran'ın kendini savunma hakkını desteklediklerini açıkladı. Uzmanlar, MOU'daki bu ifadelerin, 2015 nükleer anlaşmasından bu yana en tartışmalı diplomatik gelişme olduğunu belirtiyor. Avrupa Birliği ise, anlaşmanın füze konusunda daha net hükümler içermesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin İran'la olan sınır güvenliği ve bölgesel denge politikalarını yakından ilgilendiriyor. İran'ın füze kapasitesinin meşrulaştırılması, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki askeri operasyonlarını etkileyebilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları hafifletmesi, Türkiye-İran ticaretini olumlu etkileyebilir. Ancak Ankara, İran'ın balistik füze programının bölgesel istikrarı bozabileceği endişesiyle, füze konusunda daha kapsamlı bir anlaşmayı savunuyor.