İran'ın Temmuz ayında Ürdün ve diğer Arap ülkelerine yönelik düzenlediği füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarında 12 ABD askeri ağır yaralandı. The New York Times'ın bir ABD'li askeri yetkiliye dayandırdığı habere göre, yaralanan askerler tedavi için Almanya'daki bir ABD askeri hastanesine nakledildi. Olay, ABD'nin bölgedeki askeri varlığına yönelik en ciddi saldırılardan biri olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin Arka Planı
İran destekli milis gruplarının ABD hedeflerine yönelik saldırıları, Gazze savaşının ardından tırmanışa geçmişti. ABD Savunma Bakanlığı'na göre, Ekim 2023'ten bu yana Irak ve Suriye'deki ABD üslerine 170'ten fazla saldırı düzenlendi. Ancak bu kez Ürdün sınırındaki bir üs hedef alındı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıda iki farklı roket türü kullanıldığını aktardı.
Yaralı askerlerin bir kısmının amputasyon geçirdiği, kalanının ise yoğun bakımda olduğu aktarılırken, ABD'nin misilleme hazırlıkları yaptığı bildiriliyor. Pentagon, İran destekli gruplara karşı daha geniş çaplı bir askeri operasyon planlaması yaparken, Tahran yönetimi ise saldırılarla bağlantılı olmadığı yönünde açıklamalar yapıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu olay, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığına yönelik en ölümcül saldırılar arasında yer alıyor. Daha önce Ocak 2024'te Ürdün'deki Tower 22 üssüne düzenlenen İHA saldırısında 3 ABD askeri hayatını kaybetmişti. Şu ana kadar saldırının sorumluluğunu üstlenen olmazken, ABD'li yetkililer İran destekli Iraklı milisleri işaret ediyor.
Olayın, ABD-İran arasındaki doğrudan çatışma riskini artırdığı belirtiliyor. Uzmanlar, ABD'nin İran topraklarına saldırma ihtimalinin düşük olduğunu ancak Suriye ve Irak'taki İran destekli gruplara yönelik ağır hava saldırıları beklenebileceğini ifade ediyor. Bu durum, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ve İran arasındaki bu gerginlikten doğrudan etkilenebilecek bir coğrafyada yer alıyor. ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri müdahalesi, Irak ve Suriye'deki Türk askeri varlığını tehdit edebilir. Ayrıca, bu gelişmeler Türkiye'nin enerji güvenliğini de riske atıyor; İran, Türkiye'nin doğalgaz ithalatında önemli bir tedarikçi konumunda bulunuyor. Türkiye, bölgesel istikrar için hem ABD hem de İran ile diyaloğu sürdürmek zorunda kalacaktır.