Belçika, Avrupa Birliği'nin (AB) Taliban heyetiyle yapmayı planladığı göç müzakereleri öncesinde, örgütün diplomatlarına vize verdi. Bu adım, Taliban'ın 2021'de Afganistan'da yeniden iktidara gelmesinden bu yana AB ile yapılacak ilk resmi temasın önünü açıyor. AB'li yetkililer, görüşmelerde Afganistan'dan Avrupa'ya yönelen düzensiz göç akışının durdurulması ve sınır güvenliğinin artırılması konularının ele alınmasını bekliyor.
Göç baskısı ve diplomatik angajman
Taliban'ın Kabil'de yönetimi devralmasından bu yana geçen üç yılda AB ülkeleri, Afgan mültecilerin kitlesel akını endişesiyle sınır kontrollerini sıkılaştırdı. Ancak son dönemde Afganistan üzerinden Pakistan ve İran yoluyla Avrupa'ya ulaşan göçmen sayısında artış yaşanıyor. Brüksel'deki kaynaklar, heyetin vize almasının müzakerelerin başlayacağı anlamına geldiğini ancak bunun Taliban'ın tanındığı anlamına gelmediğini vurguluyor. AB Dış İlişkiler Servisi sözcüsü, "Görüşmeler tamamen operasyonel konulara odaklanacak; siyasi tanıma söz konusu değil" dedi.
Öte yandan insan hakları örgütleri, özellikle kadın ve kız çocuklarının eğitim ve çalışma haklarını kısıtlayan Taliban yönetimiyle işbirliği yapılmasını sert bir dille eleştiriyor. Uluslararası Af Örgütü, "Avrupa, insan hakları ihlallerine ortak olmamalı" uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
Taliban heyetinin Brüksel ziyareti, aynı zamanda Çin ve Rusya'nın Kabil'de diplomatik varlığını artırdığı bir döneme denk geliyor. Pekin ve Moskova, Taliban yönetimine meşruiyet kazandırmasa da ekonomik ve güvenlik alanında işbirliğini derinleştiriyor. AB'nin bu adımı, Orta Asya'daki nüfuz mücadelesinde geri kalmama isteği olarak da yorumlanıyor. Uzmanlar, göç konusunun AB için öncelikli olduğunu ancak uzun vadede siyasi ve insani boyutların da masaya yatırılması gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'daki gelişmeleri yakından izliyor. 2015'teki göç krizinde olduğu gibi yeni bir Afgan göç dalgasının Türkiye üzerinden Avrupa'ya yönelmesi Ankara için güvenlik ve ekonomik yük oluşturabilir. AB'nin Taliban'la müzakere masasına oturması, Türkiye'nin de benzer bir angajman için kapı aralayabilir; ancak Ankara'nın Taliban'ı tanımama konusundaki ilkesel duruşu devam ediyor. Öte yandan Türkiye, İran ve Pakistan üzerinden gelen Afgan göçmenler için transit ülke olmaya devam ediyor, bu nedenle AB'nin göç politikasındaki değişimler Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir.