Avrupa Birliği (AB), uzun süredir tartışmalı olan göç politikasında köklü bir değişikliğe imza atarak, sınır dışı işlemlerini hızlandırmayı ve üye ülkeler dışında göçmen merkezleri kurmayı öngören yeni bir düzenlemeyi kabul etti. Brüksel'de düzenlenen AB İçişleri Bakanları toplantısında oy birliğiyle alınan karar, özellikle düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesini kolaylaştırmayı ve sığınma başvurularının değerlendirilme sürecini yeniden yapılandırmayı hedefliyor.
Reformun detayları ve eleştiriler
Yeni düzenleme, AB ülkelerine sığınma başvurusu reddedilen kişilerin sınır dışı edilmesini hızlandırma ve bu kişilerin başvuru sürecinde üçüncü ülkelerde kurulacak özel merkezlerde tutulmasını öngörüyor. Anlaşmaya göre AB, sığınma talebinde bulunanları, başvuruları sonuçlanana kadar kendi toprakları dışındaki bu merkezlerde barındırabilecek. Plan, özellikle Akdeniz üzerinden gelen göç akışını durdurmayı ve mevcut sığınma sisteminin üzerindeki yükü hafifletmeyi amaçlıyor. Ancak insan hakları örgütleri ve bazı AB üyesi ülkeler, yeni politikanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve göçmenlerin temel haklarını ihlal ettiğini savunuyor. Eleştirmenler, bu uygulamanın eski ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Meksika'da Kal' politikasına benzediğini ve AB’nin insani değerleriyle çeliştiğini belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yeni göç politikası, AB'nin yıllardır süren göç krizine yanıt olarak geliştirilen en kapsamlı adım olarak öne çıkıyor. 2015-2016'daki büyük göç dalgasının ardından birlik içinde derin bölünmelere neden olan bu konu, özellikle aşırı sağ partilerin yükselişiyle daha da siyasileşmiş durumda. Kararın, Türkiye ve Kuzey Afrika ülkeleriyle yapılan mevcut geri kabul anlaşmalarını tamamlaması bekleniyor. AB ayrıca, Libya ve Tunus gibi ülkelerle sınır kontrollerini güçlendirme ve göçmenleri bu ülkelerde tutma konusunda iş birliği yapmayı planlıyor. Ancak uzmanlar, üçüncü ülkelerdeki insan hakları koşullarının yetersiz olması nedeniyle bu ülkelerin güvenli olarak kabul edilemeyeceğini ve planın hukuki engellerle karşılaşabileceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin sınır dışı ve yurt dışı göç merkezi planı, Türkiye'nin halihazırda uyguladığı geri kabul anlaşması ve göç yönetimi politikaları açısından yeni bir boyut oluşturabilir. Türkiye, AB ile 2016'da imzaladığı göç mutabakatı kapsamında Suriyeli mültecilerin Avrupa'ya geçişini engellemiş ve karşılığında mali destek almıştı. Yeni plan, AB'nin göçmenleri üçüncü ülkelerde tutma stratejisini genişletmesi anlamına geliyor. Türkiye'nin, AB'nin bu yeni yaklaşımına uyum sağlaması veya ek taleplerle karşılaşması muhtemel. Ayrıca, sığınmacıların Türkiye üzerinden Avrupa'ya geçişini caydırmak için Türkiye ile AB arasında yeni bir iş birliği zemininin doğabileceği değerlendiriliyor.