Avrupa Birliği, göç ve sığınma politikalarında tarihi bir dönüşüme imza atarak, sığınmacı başvurularının üçüncü ülkelerdeki merkezlerde işlenmesini ve sınır dışı işlemlerinin hızlandırılmasını öngören kapsamlı bir reform paketini onayladı. Brüksel'de düzenlenen AB İçişleri Konseyi toplantısında kabul edilen yeni düzenlemeler, eleştirmenler tarafından eski ABD Başkanı Donald Trump'ın sert göç politikalarına benzetilirken, AB ülkelerinde artan göçmen karşıtı söylem ve aşırı sağın yükselişi karşısında bloğun ortak bir tavır geliştirme çabası olarak değerlendiriliyor.
Reformun temel ayakları: Hızlı sınır dışı ve üçüncü ülke merkezleri
Yeni reformun en dikkat çekici unsurlarından biri, sığınma başvurularının AB sınırları dışında, güvenli kabul edilen üçüncü ülkelerdeki merkezlerde değerlendirilmesine olanak tanıması. Bu uygulama, Danimarka'nın Ruanda ile yaptığı ikili anlaşma modeline dayanıyor. AB Komisyonu, bu sayede başvuru süreçlerinin hızlanacağını ve yasadışı geçişlerin önüne geçileceğini savunuyor. Ancak insan hakları örgütleri, sığınmacıların adil yargılanma hakkından mahrum kalacağını ve bu merkezlerde insanlık dışı koşulların oluşabileceğini belirterek reformu sert bir dille eleştiriyor.
Reformun ikinci ayağı ise sınır dışı işlemlerinin hızlandırılması. Yeni düzenlemeyle, başvurusu reddedilen sığınmacıların sınır dışı edilme süreci önemli ölçüde kısaltılacak. AB ülkeleri, sınır dışı kararlarının tanınması ve uygulanması konusunda daha sıkı iş birliği yapacak. Bu kapsamda, üye ülkeler arasında sınır dışı edilen kişilere ilişkin veri paylaşımı artırılacak. Sivil toplum kuruluşları, bu uygulamanın sığınmacıları suçlu muamelesine tabi tuttuğunu ve insan hakları ihlallerine yol açacağını ifade ediyor.
Ayrıca reform, AB'nin dış sınırlarının korunmasına yönelik Frontex ajansının yetkilerini genişletiyor. Ajans, artık sadece sınır kontrolü değil, aynı zamanda sığınma başvurularının ön değerlendirmesini ve sınır dışı operasyonlarını da koordine edecek. Bu durum, egemenlik yetkilerinin AB kurumlarına devri konusunda bazı üye ülkelerde rahatsızlık yaratmış olsa da, ortak bir göç politikası oluşturma hedefi doğrultusunda kabul edildi.
Küresel ve bölgesel yansımalar: Trump politikalarına benzetiliyor
Reform, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), sığınmacıların üçüncü ülkelerde işlenmesinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve mültecilerin korunması ilkesini zedelediğini açıkladı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ise reformu 'insanlık dışı' olarak nitelendirirken, uygulamanın Trump döneminde uygulanan 'Meksika'da Kal' politikasını anımsattığını vurguladı. O dönemde ABD, sığınma başvurularını Meksika topraklarında işleme koyarak binlerce kişinin belirsizlik içinde beklemesine neden olmuştu.
AB içinde de reforma yönelik eleştiriler var. Almanya ve Fransa, insan hakları endişelerini dile getirirken, Macaristan ve Polonya gibi ülkeler reformun yetersiz olduğunu, daha sert önlemler alınması gerektiğini savunuyor. İtalya ve Yunanistan gibi sınır ülkeleri ise yükün adil dağıtılması gerektiğini belirtiyor. Reform, Avrupa Parlamentosu'nda da tartışmalara yol açtı; sol ve yeşil partiler reforma karşı çıkarken, merkez sağ partiler destek verdi. Uzmanlar, bu reformun AB'nin göç konusunda ortak bir politika oluşturma çabasında bir dönüm noktası olduğunu ancak uygulamada büyük zorluklarla karşılaşılacağını ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin sığınma politikasındaki bu sert dönüşüm, Türkiye'yi doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Türkiye, halihazırda 2016 AB-Türkiye Mutabakatı kapsamında düzensiz göçle mücadelede kilit bir rol oynuyor. Yeni reform, AB'nin sığınmacıları üçüncü ülkelere yönlendirme politikasını güçlendirirse, Türkiye'nin de benzer merkezler kurması yönünde baskı artabilir. Ayrıca, AB'nin sınır dışı politikalarını hızlandırması, Türkiye'deki Suriyeli ve diğer sığınmacıların geri gönderilme riskini artırabilir. Türkiye'nin bu gelişmeler karşısında AB ile mevcut mutabakatı yeniden müzakere etmesi ve insani yükümlülüklerini ekonomik ve siyasi çıkarlarıyla dengelemesi gerekebilir.