Avrupa Birliği (AB) dışişleri bakanları, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'e yaptırım uygulanması konusunda ortak bir karara varamadı. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 15 Haziran'da Brüksel'de düzenlenen Dışişleri Konseyi toplantısının ardından yaptığı açıklamada, 27 üye ülke arasında bu konuda bir fikir birliği bulunmadığını belirtti. Kallas, Ben-Gvir'in uluslararası hukuku ihlal ettiği iddialarına rağmen, bazı üye ülkelerin yaptırımların bölgesel istikrarı daha da bozacağı endişesiyle karşı çıktığını ifade etti. Toplantıda, İsrail-Filistin çatışmasının tırmanması ve insani kriz konuları da ele alındı.
Yaptırım girişiminin arka planı
Kallas, Ben-Gvir'in Batı Şeria'daki yasadışı Yahudi yerleşimlerini teşvik eden ve Filistinlilere yönelik şiddet olaylarını körükleyen söylemleri nedeniyle AB'nin kırmızı çizgilerini aştığını savundu. Ancak Macaristan, Çekya ve Avusturya gibi ülkeler, yaptırımların İsrail ile diyaloğu zedeleyeceğini ve AB'nin Ortadoğu'da arabuluculuk rolünü zayıflatacağını öne sürerek itiraz etti. Ben-Gvir, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümetinde yer alıyor ve aşırı milliyetçi görüşleriyle biliniyor. AB, daha önce benzer nedenlerle bazı İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulamıştı, ancak bir bakan düzeyinde bu tür bir adım atmak için ilk kez girişimde bulunuldu.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme, AB'nin İsrail-Filistin çatışmasına yönelik politikalarındaki bölünmeleri bir kez daha gözler önüne serdi. AB, iki devletli çözümü desteklerken, üye ülkeler arasında İsrail'in politikalarına yönelik eleştirilerde derin farklılıklar bulunuyor. Özellikle Doğu Avrupa ülkeleri, İsrail'e yönelik daha sert tedbirler alınmasına karşı çıkıyor. Bu durum, AB'nin küresel bir aktör olarak etkinliğini sorgulatıyor. Ben-Gvir'e yaptırım uygulanamaması, Filistin yönetimi ve insan hakları örgütleri tarafından hayal kırıklığıyla karşılandı. Öte yandan AB, Gazze'deki insani krize yanıt olarak Filistinlilere yönelik yardımlarını artırma kararı aldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İsrail-Filistin çatışmasında iki devletli çözümü savunan ve Filistin yönetimini destekleyen bir dış politika izliyor. AB'nin Ben-Gvir gibi bir isme yaptırım uygulamaması, Türkiye'nin uluslararası kamuoyunda İsrail'in aşırı sağcı politikalarına karşı daha fazla baskı oluşturulması yönündeki beklentileriyle örtüşmüyor. Bu gelişme, Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde doğrudan bir etki yaratmasa da, Ortadoğu'da adalet ve istikrar arayışında AB'nin tutarsız bir pozisyon sergilediği algısını güçlendiriyor. Türkiye, benzer konularda kendi inisiyatifini kullanarak Filistin davasına destek vermeye devam edecektir.