Avrupa Birliği (AB) liderleri, Cuma günü yayımladıkları sert dilli ortak bildiriyle İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik toprak planlarını reddetti ve acil insani yardım geçişlerine izin verilmesini talep etti. 27 üye ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının imzasını taşıyan açıklamada, Gazze'deki savaşın sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesisi için kapsamlı bir yol haritası çizilirken, Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim faaliyetlerinin durdurulması da talep edildi. Bildiride ayrıca Hamas'ın silahsızlandırılması çağrısı yapıldı ve Filistin Yönetimi'nin Gazze'de yeniden etkin hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.
AB'nin Gazze'ye İlişkin Tutumu Netleşiyor
AB liderleri, Gazze'deki insani krizin derinleştiği bir dönemde yayımladıkları bildiride, İsrail'in bölgeye yönelik askeri operasyonlarını durdurması ve uluslararası hukuka uygun hareket etmesi çağrısını yineledi. Özellikle Refah Sınır Kapısı ve Kerem Şalom geçiş noktaları başta olmak üzere, insani yardımların Gazze'ye girişine izin verilmesi gerektiği belirtildi. AB, İsrail'in Filistinlileri zorla yerinden etme politikalarına ve Gazze'nin demografik yapısını değiştirecek her türlü plana karşı olduğunu net bir dille ifade etti.
Bildiride, savaşın ardından Gazze'nin yeniden inşası sürecinde Filistin Yönetimi'nin merkezi rol oynaması gerektiği vurgulanırken, Hamas'ın silahsızlandırılarak siyasi süreçten dışlanması gerektiği kaydedildi. AB, iki devletli çözüm vizyonuna bağlılığını yineleyerek, Doğu Kudüs dahil olmak üzere 1967 sınırları temelinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasını desteklediğini açıkladı.
İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine de sert tepki gösterilen bildiride, bu tür adımların uluslararası hukuku ihlal ettiği ve barış sürecini baltaladığı ifade edildi. AB, işgal altındaki Filistin topraklarında yürütülen yasadışı yerleşim inşaatlarının derhal durdurulmasını talep etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut
AB'nin bu açıklaması, İsrail ile AB arasında giderek artan bir gerilimin yansıması olarak değerlendiriliyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki koalisyon hükümeti, Gazze'deki askeri operasyonları sürdürürken, Batı Şeria'da da yerleşim genişletme politikalarını hızlandırmıştı. AB'nin bu tutumu, özellikle ABD'nin İsrail'e verdiği desteğin aksine, Avrupa'nın Filistin meselesinde daha dengeli bir pozisyon alma arayışını gösteriyor.
Bildirinin zamanlaması, Gazze'deki insani durumun her geçen gün kötüleştiği bir döneme denk geldi. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'de 2 milyondan fazla kişi gıda, su ve tıbbi yardım sıkıntısı çekiyor. Sınır kapılarının kapalı olması nedeniyle yardım kuruluşları bölgeye erişim sağlayamıyor. AB'nin acil geçiş izni talebi, bu krizi hafifletmeye yönelik en somut uluslararası adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Öte yandan, AB'nin Hamas'ın silahsızlandırılması yönündeki talebi, örgütün Gazze'deki siyasi ve askeri varlığını sona erdirmeyi hedefliyor. Ancak Hamas'ın bu çağrıya olumlu yanıt vermesi beklenmiyor. Analistlere göre, AB'nin bu tutumu, ileride olası bir barış anlaşması için zemin hazırlama amacı taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin bu açıklaması, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu pozisyonlarla örtüşüyor. Ankara, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarını defalarca eleştirmiş ve insani yardımların bölgeye ulaştırılması için sınır kapılarının açılması çağrısında bulunmuştu. Bu nedenle AB'nin tutumu, Türk dış politikası açısından olumlu karşılanabilir. Ancak AB'nin Hamas'ın silahsızlandırılması talebi, Türkiye'nin daha esnek bir yaklaşım benimsediği bir konuda farklılaşma yaratıyor. Bölgesel olarak, AB'nin bu adımı Filistin meselesinde uluslararası toplumun sesini güçlendirebilir ve Türkiye'nin de dahil olduğu diplomatik girişimlere ivme kazandırabilir.