Avrupa Birliği (AB), Güney Kafkasya bölgesinde ulaştırma, enerji ve dijital bağlantıları güçlendirmek amacıyla 200 milyon euro (yaklaşık 228 milyon dolar) tutarında hibe desteği sağlayacağını duyurdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 1 Temmuz tarihinde Azerbaycan'ın başkenti Bakü'yü ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, bu fonun bölgedeki ekonomik entegrasyonu ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek için kullanılacağını belirtti. Von der Leyen, AB'nin Güney Kafkasya'daki bağlantı projelerine verdiği desteğin, Karadeniz ile Hazar Denizi arasında bir koridor oluşturmayı hedeflediğini vurguladı.
Yatırımın odağı: Ulaştırma, enerji ve dijital altyapı
AB'nin sağlayacağı hibe, bölgedeki ulaştırma ağlarının modernizasyonu, enerji verimliliğinin artırılması ve dijital bağlantıların güçlendirilmesi gibi öncelikli alanlara yönlendirilecek. Von der Leyen, bu yatırımın sadece Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan'ı değil, aynı zamanda AB'yi de Orta Asya'ya bağlayan stratejik bir koridorun parçası olduğunu ifade etti. Özellikle ulaştırma altyapısına yapılacak yatırımlar, bölge ülkeleri arasındaki ticaret hacmini artırmayı ve lojistik maliyetleri düşürmeyi amaçlıyor. Enerji alanında ise, yenilenebilir enerji kaynaklarının entegrasyonu ve enerji verimliliği projeleri desteklenecek. Dijital bağlantılar kapsamında ise, fiber optik ağların genişletilmesi ve dijital hizmetlere erişimin iyileştirilmesi hedefleniyor. AB yetkilileri, bu fonların 2027 yılına kadar kullanıma sunulacağını ve bölgede sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkıda bulunacağını belirtiyor.
AB'nin bu girişimi, 2017 yılında başlatılan Avrupa Yatırım Planı kapsamında şekilleniyor. Plan, küresel altyapı yatırımlarını teşvik etmeyi ve Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif bir model sunmayı amaçlıyor. Güney Kafkasya, bu stratejide kritik bir konumda yer alıyor çünkü bölge, Avrupa ile Asya arasındaki enerji ve ticaret yollarının kesişme noktasında bulunuyor. AB'nin bu hamlesi, aynı zamanda Rusya'nın bölgedeki etkisine karşı bir denge unsuru olarak da değerlendiriliyor.
Bölgesel iş birliği ve jeopolitik boyut
Güney Kafkasya, son yıllarda artan jeopolitik rekabetin odağında yer alıyor. AB, bu bölgede daha fazla varlık gösterme ve Rusya ile Çin'in nüfuzuna karşı kendi entegrasyon modelini sunma çabasında. 200 milyon euroluk hibe, AB'nin bölgeye yönelik kalkınma yardımlarının bir parçası olarak görülüyor. Von der Leyen, Bakü ziyareti sırasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya gelerek enerji iş birliği ve yeşil dönüşüm konularını ele aldı. İki lider, Hazar Denizi'nden Avrupa'ya enerji taşıyan Güney Gaz Koridoru'nun kapasitesinin artırılması ve yenilenebilir enerji projelerinde iş birliği yapılması konusunda mutabık kaldı.
AB'nin bu yatırımı, aynı zamanda bölgedeki çatışmaların çözümüne katkı sağlamayı da hedefliyor. Von der Leyen, ekonomik entegrasyonun barışçıl bir ortam yaratılmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Ancak, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorununun çözümsüz kalması, bölgesel iş birliğinin önündeki en büyük engellerden biri olarak duruyor. AB, her iki ülkeyi de diyalog sürecine teşvik etmeye çalışıyor, ancak somut bir ilerleme sağlanabilmiş değil. Buna rağmen, AB'nin altyapı yatırımları, taraflar arasındaki ekonomik bağları güçlendirerek dolaylı yoldan bir barış ortamı yaratmayı amaçlıyor.
AB'nin bu hamlesi, aynı zamanda Avrupa'nın enerji arz güvenliği açısından da önem taşıyor. Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında AB, enerji kaynaklarını çeşitlendirme yoluna gitmişti. Azerbaycan, doğal gaz ihracatıyla Avrupa'nın enerji ihtiyacının karşılanmasında kilit bir rol oynuyor. Güney Gaz Koridoru'nun kapasitesinin artırılması, AB'nin Rus gazına olan bağımlılığını azaltma stratejisinin bir parçası. Ayrıca, yeşil enerjiye yapılan yatırımlar, AB'nin 2050 yılına kadar iklim nötr olma hedefiyle uyumlu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin Güney Kafkasya bağlantılarına yaptığı bu yatırım, Türkiye'nin bölgesel çıkarları açısından önemli bir gelişme. Türkiye, Orta Koridor (Trans-Hazar Uluslararası Ulaşım Rotası) girişimi kapsamında bölgedeki bağlantı ağlarının güçlendirilmesine büyük önem veriyor. AB'nin sağlayacağı 200 milyon euroluk hibe, bu koridorun geliştirilmesine katkı sağlayabilir ve Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasındaki ticaret hacmini artırma hedefini destekleyebilir. Ayrıca, enerji alanındaki iş birliği, Türkiye'nin enerji merkezi olma vizyonuyla örtüşüyor. Ancak, AB'nin bölgede artan nüfuzu, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde yeni bir denge unsuru yaratabilir. Türkiye, hem AB hem de Rusya ile ilişkilerini dengelemek zorunda kalabilir. Buna rağmen, yatırımın bölgesel istikrarı güçlendirmesi ve ekonomik entegrasyonu teşvik etmesi, Türkiye'nin uzun vadeli çıkarlarına genel olarak olumlu katkı sağlayacaktır.