Avrupa Birliği, stratejik sektörlerde Çin’e olan bağımlılığını azaltmak için şirketlerin tedarik zincirlerini çeşitlendirmesini zorunlu kılacak yeni bir yasal düzenleme hazırlığına başladı. AB Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Komiseri Maroš Šefčovič, konuyla ilgili ilk kez kamuoyu önünde yaptığı açıklamada, “Çeşitlendirme artık özel bir araç gerektiriyor” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Avrupa’nın kritik hammaddelerden yarı iletkenlere kadar birçok alanda Çin’e olan aşırı bağımlılığını sorguladığı bir döneme denk geliyor.
Gelişmenin arka planı
Šefčovič, Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, mevcut ticaret araçlarının tedarik zinciri çeşitlendirmesi için yeterli olmadığını belirterek, yeni bir düzenlemenin “ekonomik güvenlik” konseptinin bir parçası olarak hayata geçirileceğini söyledi. Komisyon’un bu yıl içinde sunması beklenen yasa tasarısı, şirketlerin belirli ürünlerde alternatif tedarikçiler bulmasını veya stoklama gibi önlemler almasını zorunlu kılabilir.
AB, özellikle nadir toprak elementleri, batarya üretiminde kullanılan lityum ve kobalt gibi kritik hammaddelerde Çin’e yüzde 80’in üzerinde bağımlı durumda. Ayrıca yeşil enerji dönüşümü için gerekli güneş panelleri ve rüzgar türbini bileşenlerinde de Çinli üreticilerin hakimiyeti endişe yaratıyor. Covid-19 pandemisi ve Rusya-Ukrayna savaşı, tedarik zincirlerindeki kırılganlığı gözler önüne sermişti.
Bölgesel ve küresel boyutu
AB’nin bu hamlesi, küresel ticarette artan korumacılık eğiliminin bir parçası olarak değerlendiriliyor. ABD, Çin’den ithalata yönelik gümrük tarifeleri ve yaptırımlarla benzer bir strateji izlerken, Avrupa daha çok düzenleyici araçlarla bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Ancak uzmanlar, Çin’in misilleme olarak Avrupa’ya ihraç ettiği kritik malzemeleri kısıtlama yoluna gidebileceği uyarısında bulunuyor.
Öte yandan Brüksel, “ekonomik güvenlik” kavramını genişleterek yabancı yatırımların denetimini sıkılaştırmayı ve teknoloji transferlerini kontrol altına almayı da planlıyor. Bu adımların, Çin ile AB arasındaki ticari ilişkilerde yeni bir gerilim yaratması bekleniyor. EURACTIV’e konuşan diplomatlar, tasarının yaz aylarına kadar netleşeceğini ifade ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB’nin Çin’e alternatif tedarikçi arayışı, Türkiye için önemli bir fırsat penceresi açıyor. Türkiye, kritik hammaddeler ve üretim üssü olarak Avrupalı şirketler için cazip bir alternatif haline gelebilir. Özellikle nadir toprak elementleri rezervleri ve gelişen savunma sanayii ile Türkiye, AB’nin tedarik zinciri çeşitlendirme hedeflerinde doğal bir ortak olarak öne çıkıyor. Ancak Türkiye’nin bu potansiyeli değerlendirebilmesi için kendi üretim kapasitesini artırması ve AB standartlarına uyum sağlaması gerekiyor. Ayrıca Çin ile mevcut ticari ilişkileri de göz önüne alan dengeli bir dış politika izlemesi önem taşıyor.