Avrupa Birliği'nde hayvan refahı tartışması yeniden alevlendi. Altı yıl önce 1,4 milyon Avrupalı vatandaşın imzaladığı 'Kafesleri Sonlandırın' (End the Cage Age) Avrupa Vatandaş Girişimi'ne rağmen, AB Komisyonu hâlâ çiftlik hayvanlarının kafeslerde tutulmasını yasaklayan bir yasa teklifi sunmadı. Hayvan hakları savunucuları, 16 Eylül'de Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in durumu değiştirebileceğini belirtiyor.
Girişimin Arka Planı ve Yasal Süreç
2018 yılında başlatılan 'Kafesleri Sonlandırın' girişimi, Avrupa genelinde 1,4 milyon imza toplayarak AB'nin vatandaş girişimi mekanizması kapsamında rekor bir katılım sağladı. Avrupa Komisyonu, 2021 yılında girişime yanıt olarak 2023 yılı sonuna kadar kafes kullanımını yasaklayacak bir yasal düzenleme hazırlayacağını taahhüt etti. Ancak bu taahhüt yerine getirilmedi. Komisyon, taslağı 2023'te sunacağını açıklamış olmasına rağmen, metin hâlâ ortada yok.
Hayvan refahı örgütleri, gecikmenin arkasında sanayi lobilerinin ve bazı üye devletlerin ekonomik kaygılarının bulunduğunu öne sürüyor. Kafes sistemleri, özellikle yumurta, tavuk eti ve domuz üretiminde yaygın olarak kullanılıyor. AB'de her yıl yaklaşık 300 milyon tavuk, 150 milyon domuz ve milyonlarca diğer hayvan kafeslerde yetiştiriliyor. Yasağın yürürlüğe girmesi, üreticilerin alternatif barınma sistemlerine geçiş yapmasını gerektirecek ve bu da önemli yatırımlar anlamına geliyor.
Von der Leyen, 2023'teki Birliğin Durumu konuşmasında hayvan refahı konusuna değinmiş ancak somut bir takvim vermemişti. 16 Eylül'de yapılacak Birliğin Durumu konuşması, hayvan hakları savunucuları için kritik bir fırsat olarak görülüyor. Kampanyacılar, von der Leyen'in bu konuşmada yasa teklifini duyurması halinde sürecin hızlanabileceğini belirtiyor.
Avrupa'da Hayvan Refahı ve Siyasi Dengeler
Avrupa Birliği, hayvan refahı konusunda dünyada öncü düzenlemelere sahip olsa da, kafes yasağı konusunda somut adım atmakta zorlanıyor. Avrupa Parlamentosu, 2021'de kafes kullanımının 2027'ye kadar aşamalı olarak kaldırılması çağrısında bulunan bir karar almıştı. Ancak Komisyon'un yasal süreci başlatmaması nedeniyle bu karar bağlayıcı olamıyor.
Bazı üye devletler kendi ulusal yasaklarını uygulamaya başladı bile. Almanya, Avusturya, Slovakya ve Çekya gibi ülkelerde kafes sistemleri kısmen veya tamamen yasaklandı. Ancak tek pazarın işleyişi nedeniyle, AB genelinde ortak bir yasa olmadan bu yasakların etkisi sınırlı kalıyor. Hayvan refahı savunucuları, ortak bir AB yasasının hem hayvanları koruyacağını hem de üreticiler arasında adil rekabeti sağlayacağını vurguluyor.
Avrupa Komisyonu'nun gecikmesi, sadece hayvan hakları örgütlerinin değil, aynı zamanda bazı milletvekillerinin de tepkisini çekmiş durumda. Avrupa Parlamentosu'nda hayvan refahıyla ilgilenen milletvekilleri, Komisyon'a yönelik eleştirilerini artırdı. Öte yandan, tarım lobileri, yasağın maliyetinin çiftçiler üzerinde ağır bir yük oluşturacağını ve ithalatın artmasına yol açabileceğini savunuyor.
Küresel Boyut ve Gıda Güvenliği
Kafes yasağı tartışması sadece Avrupa ile sınırlı değil. Dünya genelinde hayvan refahı standartları yükseliyor. Yeni Zelanda, 2023'te kafes sistemlerini tamamen yasakladı. Birleşik Krallık, Brexit sonrası kendi hayvan refahı mevzuatını gözden geçiriyor. ABD'de bazı eyaletler kafes yasaklarını uygulamaya koydu. Bu gelişmeler, AB'nin küresel bir standart belirleme potansiyelini gösteriyor.
Ancak AB'nin gecikmesi, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasını yavaşlatabilir. Hayvan refahı örgütleri, AB'nin küresel bir lider olarak hareket etmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, kafes sistemlerinin zoonotik hastalıkların yayılmasını kolaylaştırdığına dair bilimsel çalışmalar, yasağın sadece etik değil, aynı zamanda halk sağlığı açısından da önemli olduğunu ortaya koyuyor.
16 Eylül'deki konuşma, von der Leyen'in bu konudaki kararlılığını göstermesi için bir fırsat. Eğer Komisyon başkanı somut bir yasa teklifi yapmazsa, hayvan hakları kampanyacıları yasal yollara başvurabileceklerini ve Avrupa Ombudsmanı'na şikayette bulunabileceklerini belirtiyor. AB'nin vatandaş girişimi mekanizması, Komisyon'u yasal düzenleme yapmaya zorlamıyor ancak siyasi bir baskı aracı olarak işlev görüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
AB'nin kafes yasağı konusundaki gecikmesi, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilir. Türkiye, AB'ye önemli miktarda yumurta ve tavuk eti ihraç ediyor. AB'de kafes yasağının yürürlüğe girmesi, Türk üreticiler için hem bir uyum süreci hem de rekabet avantajı yaratabilir. Türkiye'de hayvan refahı standartları AB'ye kıyasla daha düşük; ancak son yıllarda iyileştirmeler yapılıyor. Eğer AB yasağı uygularsa, Türk ihracatçıları alternatif sistemlere yatırım yapmak zorunda kalabilir. Öte yandan, AB pazarında kafes yasağı nedeniyle oluşabilecek arz açığı, Türkiye için fırsat olabilir. Ayrıca, Türkiye'nin AB'ye uyum süreci kapsamında hayvan refahı mevzuatını güncellemesi gerekebilir. Bu gelişme, Türkiye'nin tarım ve gıda politikalarını gözden geçirmesi için bir baskı unsuru oluşturuyor.