ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Ortadoğu'da artan gerilimin ardından İran'a bağlı hedeflere yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. Saldırıların, İran destekli milis gruplarının ABD askeri üslerine yönelik son dönemde artan saldırılarına misilleme olarak düzenlendiği belirtiliyor. Operasyon kapsamında Suriye ve Irak sınırları içindeki İran Devrim Muhafızları'na ait silah depoları, lojistik merkezler ve komuta kontrol tesislerinin vurulduğu bildirildi. Pentagon'dan yapılan açıklamada, saldırıların 'caydırıcılık' amacı taşıdığı ve sivil kayıpların önlenmesi için azami hassasiyet gösterildiği ifade edildi.
Gelişmenin arka planı
ABD ile İran arasında son haftalarda tırmanan gerilim, iki ülkeyi bir kez daha sıcak çatışmanın eşiğine getirdi. İran destekli milislerin Irak ve Suriye'deki ABD askeri varlığına yönelik saldırıları, Washington yönetimini harekete geçirdi. Başkan Joe Biden yönetimi, İran'ın nükleer programı konusundaki müzakerelerin tıkanmasının ardından askeri seçenekleri masaya koymuştu. Son saldırıların, İran'ın Yemen'deki Husilere destek vermesi ve Gazze'de İsrail'e karşı Hamas'a lojistik sağlamasıyla da bağlantılı olduğu değerlendiriliyor. Uzmanlar, ABD'nin bu operasyonla İran'a 'kırmızı çizgilerini' hatırlatmayı hedeflediğini ancak geniş çaplı bir savaşa girmek istemediğini vurguluyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'nin İran hedeflerine yönelik saldırıları, Ortadoğu'da zaten kırılgan olan dengeleri daha da hassas hale getirdi. Irak hükümeti, egemenliğinin ihlali gerekçesiyle ABD'yi kınarken, İran Dışişleri Bakanlığı misilleme tehdidinde bulundu. Suriye'de Beşşar Esed rejimine yakın kaynaklar, saldırılarda sivil kayıplar yaşandığını iddia etti. Öte yandan, Rusya ve Çin'in de aralarında bulunduğu uluslararası aktörler, tansiyonun düşürülmesi çağrısı yaptı. Küresel petrol fiyatları, saldırı haberleriyle birlikte yükselişe geçti; Brent petrol varil fiyatı 85 doların üzerine çıktı. Analistler, çatışmanın yayılması halinde enerji arzında ciddi kesintiler yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. ABD'nin bölgedeki müttefiklerinden Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ise tarafları itidale davet ederken, İsrail'in operasyonu sessizce desteklediği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran arasındaki bu askeri tırmanma, Türkiye'nin güvenlik ve ekonomik çıkarlarını yakından ilgilendiriyor. Suriye ve Irak'taki gelişmeler, Türkiye'nin sınır güvenliğini ve bu ülkelerdeki askeri varlığını etkileyebilir. Özellikle Irak'ın kuzeyinde PKK'ya karşı yürütülen operasyonların İran destekli gruplarla olası bir çatışma riskini artırması endişe yaratıyor. Ekonomik açıdan ise petrol fiyatlarındaki yükseliş, enerji ithalatçısı Türkiye için döviz yükünü artırıyor ve cari açığı büyütüyor. Jeopolitik olarak ise Türkiye, bölgede istikrarı korumak ve kendi çıkarlarını dengelemek adına hem ABD hem İran ile diyalog kanallarını açık tutmak zorunda. Bu bağlamda, Türk yetkililerin taraflara itidal çağrısı yaparak ve diplomasiye öncelik vererek bir kriz yönetimi sergilemesi bekleniyor.