ABD'de son iki haftada bildirilen 'sulu ishal' vakaları 2.800'ü aştı. Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri (CDC) verilerine göre, salgın özellikle Güney ve Ortabatı eyaletlerinde yoğunlaşırken, başlıca etken siklosporiyaz adlı bağırsak paraziti. Sağlık yetkilileri, vakaların büyük kısmının kontamine meyve ve sebzelerden kaynaklandığını belirtiyor. Salgın, geçen yıl Trump yönetiminin eyalet ve yerel sağlık departmanlarına yönelik federal fonları kesmesinin ardından ortaya çıktı. Uzmanlar, bu kesintinin erken uyarı ve müdahale kapasitesini zayıflattığını vurguluyor.
Salgının Arka Planı ve Halk Sağlığına Etkileri
Siklosporiyaz, Cyclospora cayetanensis adlı parazitin neden olduğu bir bağırsak enfeksiyonu. Bulaşma genellikle parazit yumurtalarını taşıyan taze ürünlerin yıkanmadan tüketilmesiyle gerçekleşiyor. En sık görülen belirtiler arasında inatçı ve sulu ishal, iştahsızlık, kilo kaybı, kramplar, şişkinlik, mide bulantısı ve yorgunluk yer alıyor. Sağlıklı bireylerde enfeksiyon birkaç haftada kendiliğinden iyileşebilirken, bağışıklığı zayıf kişilerde ciddi ve uzun süren rahatsızlıklara yol açabiliyor.
CDC verilerine göre 2026 yılında şu ana kadar 2.800'den fazla vaka rapor edildi. Bu, son on yılın en yüksek rakamı. Geçmiş yıllarda genellikle 1.000-1.500 arasında seyreden vaka sayısı, bu yıl özellikle Teksas, Florida, New York, Illinois ve Kaliforniya gibi kalabalık eyaletlerde patlama yaptı. Salgının nedeni henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte, ithal edilen bazı taze meyve ve sebzelerin kontamine olduğu düşünülüyor.
Geçen yıl Trump yönetimi Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanlığı bünyesinde eyalet ve yerel sağlık departmanlarına ayrılan 1 milyar dolarlık acil durum fonunu kaldırmıştı. Bu fon, salgın hastalıkların izlenmesi, laboratuvar kapasiteleri ve hızlı müdahale ekiplerinin desteklenmesi için kullanılıyordu. Bütçe kesintisinin ardından birçok eyalet sağlık departmanı personel sayılarını azaltmak zorunda kaldı. Uzmanlar, mevcut salgının bu zafiyetten kaynaklanan bir erken uyarı eksikliğinin göstergesi olduğunu söylüyor.
Ekonomik ve Bölgesel Boyut
Siklosporiyaz salgını, sadece halk sağlığı açısından değil, aynı zamanda ekonomik boyutuyla da dikkat çekiyor. Hastalığın yayılmasıyla birlikte market zincirleri kontamine olabilecek ürünleri raflardan çekmek zorunda kaldı. Özellikle Meksika ve Orta Amerika'dan ithal edilen taze yapraklı yeşillikler, kişniş ve çilek gibi ürünler inceleniyor. ABD Tarım Bakanlığı, olası bir ticari yaptırım veya ithalat kısıtlaması konusunda henüz bir adım atmadı ancak Meksikalı üreticilerin tedirginliği büyüyor. Meksika, ABD'ye en çok taze ürün ihraç eden ülkelerden biri ve salgın kaynağının Meksika menşeli ürünler olması durumunda ikili ticarette gerilim yaşanabilir.
Küresel ölçekte, iklim değişikliği de siklosporiyaz vakalarının artışında rol oynuyor olabilir. Daha sıcak ve nemli hava koşulları, parazitin üreme ve yayılma hızını artırabiliyor. Uzmanlar, özellikle yaz aylarında yaygınlaşan bu tür bağırsak enfeksiyonlarının, iklim krizinin bir yan etkisi olarak daha sık görülebileceğini belirtiyor. CDC, ulusal su, gıda güvenliği ve gözetim sistemlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'deki siklosporiyaz salgını, Türkiye için dolaylı da olsa önemli sinyaller taşıyor. Türkiye, özellikle turizm sezonunda yoğun bir gıda tüketimi ve zincirleme dağıtım ağına sahip. Olası bir gıda kaynaklı salgın, Türkiye’nin uluslararası turizm gelirlerini ve ihracatını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye’nin ABD’ye taze meyve-sebze ihracatı sınırlı olsa da, küresel ticarette artan hijyen ve gıda güvenliği standartları Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Sağlık altyapısı ve erken uyarı sistemleri açısından Türkiye'nin CDC benzeri merkezlerle işbirliğini güçlendirmesi, olası salgınlara karşı hazırlıklı olmasında kilit rol oynayabilir.