ABD Yüksek Mahkemesi’nin Roe v. Wade kararını iptal etmesinin üzerinden dört yıl geçmesine rağmen, eyalet bazında kürtaj sayılarının beklendiği gibi düşmediği ortaya çıktı. Yeni yayımlanan verilere göre, bazı eyaletlerde prosedür sayıları artarken, yasakların uygulandığı yerlerde kadınların başka eyaletlere seyahat etmesi nedeniyle toplam sayılar beklenenden daha az değişti. Uzmanlar, bu durumun yasa koyucuların ve aktivistlerin öngörülerinin aksine bir tablo çizdiğini belirtiyor.
Roe v. Wade'in Düşüşü ve Beklenenin Aksine Sonuçlar
Haziran 2022’de Yüksek Mahkeme, 1973’ten beri federal anayasal koruma sağlayan Roe v. Wade kararını bozarak kürtaj hakkını eyaletlerin insafına bırakmıştı. O dönemde, özellikle muhafazakar eyaletlerin hızla yasak getireceği ve kürtaj sayılarının keskin bir şekilde düşeceği tahmin ediliyordu. Ancak, dört yıl sonra yayımlanan kapsamlı bir harita ve veri analizi, bu beklentilerin gerçekleşmediğini gösteriyor.
Örneğin, Teksas gibi sıkı yasaklar getiren eyaletlerde kürtaj sayıları yüzde 90’dan fazla düşerken, komşu eyaletlere seyahat eden kadınların sayısı arttı. Illinois, New Mexico ve Colorado gibi kürtaj hakkını koruyan eyaletlerde ise prosedür sayıları ikiye katlandı. Toplamda, ülke genelinde aylık kürtaj sayısı, Roe’un düşüşünden önceki seviyelere yakın seyrediyor. Araştırmacılar, “telehealth” (uzaktan sağlık) hizmetleri ve ilaçla kürtajın yaygınlaşmasının da bu eğilimde etkili olduğunu vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu durum, yalnızca ABD’de değil, dünya genelinde kürtaj hakları tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Latin Amerika ve Avrupa’da benzer yasakçı eğilimler görülürken, ABD’deki veriler, yasakların mutlaka sayıları düşürmediğini, aksine kadınların alternatif yollar aramasına neden olduğunu gösteriyor. Küresel sağlık örgütleri, bu durumun güvenli olmayan kürtajları artırabileceği konusunda uyarıyor. Ayrıca, 2024 seçimleri öncesinde konu, başkanlık yarışında kilit bir mesele haline geldi. Demokratlar, federal korumaların geri getirilmesini savunurken, Cumhuriyetçiler eyaletlerin karar alma hakkını savunmaya devam ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki kürtaj tartışmaları, Türkiye’de doğrudan bir yankı bulmasa da, kadın sağlığı ve üreme hakları konusundaki küresel eğilimler açısından önem taşıyor. Türkiye, 1983’te yasal hale getirilen kürtaj hakkı konusunda son yıllarda artan muhafazakar söylemlerle karşı karşıya. ABD’deki veriler, yasakların kadınları alternatif, çoğu zaman daha riskli yöntemlere yönelttiğini gösteriyor. Bu durum, Türkiye’deki sağlık politikalarına yansıması açısından, mevcut yasal çerçevenin korunmasının önemini ortaya koyuyor. Ayrıca, kadın örgütlerinin bu konudaki mücadelesi, uluslararası örneklerden besleniyor.