ABD'de konut fiyatları, geçen ay tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Ülke genelinde ortalama konut fiyatlarındaki bu rekor artış, konut krizine çözüm getirmesi beklenen kapsamlı bir yasa tasarısının Kongre'de siyasi belirsizlik içinde sürüklenmesiyle aynı döneme denk geldi. Uzmanlar, arz-talep dengesizliğinin ve yüksek inşaat maliyetlerinin fiyatları yukarı ittiğini belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı
ABD Ulusal Emlakçılar Birliği'nin (NAR) açıkladığı verilere göre, ortalama konut fiyatı bir önceki aya göre yüzde 2,1 artarak 419.300 dolara çıktı. Bu, NAR'ın 1968'de kayıt tutmaya başlamasından bu yana görülen en yüksek nominal değer. Artış, özellikle Güney ve Batı eyaletlerinde belirgin oldu; Texas, Florida ve Arizona gibi eyaletlerde fiyatlar yıllık bazda yüzde 5'in üzerinde arttı.
Fiyat artışının temel nedeni, mevcut konut stokunun tarihsel ortalamaların oldukça altında seyretmesi. Ülkede satılık konut sayısı, pandemi öncesi seviyelere göre yüzde 40 azalmış durumda. Aynı zamanda, inşaat maliyetlerindeki yükseliş ve işgücü sıkıntısı yeni konut arzını sınırlıyor. Mortgage faizlerinin yüzde 6,5 civarında seyretmesine rağmen talep güçlü kalmaya devam ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Konut fiyatlarındaki bu yükseliş, sadece ABD'ye özgü bir durum değil. Küresel ölçekte, Kanada, Avustralya ve birçok Avrupa ülkesinde de benzer trendler gözlemleniyor. OECD verilerine göre, 2019'dan bu yana OECD ülkelerinde reel konut fiyatları ortalama yüzde 25 arttı. Bu durum, merkez bankalarının faiz politikalarını ve hükümetlerin konut politikalarını yeniden gözden geçirmesine yol açıyor. ABD'de Başkan Joe Biden'ın önerdiği 400 milyar dolarlık konut yatırımı paketi, Kongre'deki bütçe görüşmelerinde tıkanmış durumda. Paket, sosyal konut inşası, kira yardımı ve evsizlikle mücadele gibi unsurları içeriyor ancak Cumhuriyetçilerin itirazıyla karşılaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de konut fiyatlarının rekor kırması, küresel enflasyon dinamikleri açısından Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. ABD'de konut maliyetlerinin artması, Fed'in faizleri daha uzun süre yüksek tutmasına neden olabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırarak Türk lirası üzerinde baskı yaratabilir. Ayrıca, küresel emtia fiyatlarındaki oynaklık ithal enflasyonu körükleyebilir. Türkiye, kendi konut piyasasında son yıllarda benzer bir fiyat artışı yaşarken, ABD'deki gelişmeler faiz ve döviz kuru politikalarında dikkatle izlenmeli.