ABD Yüksek Mahkemesi, Mississippi eyaletinde seçim gününden sonra ulaşan posta yoluyla gönderilmiş oy pusulalarına tanınan beş günlük af süresini anayasaya uygun bularak eyalet yasasını onadı. Pazartesi günü açıklanan karar, 2024 başkanlık seçimlerinin ardından posta oylarının güvenilirliği konusunda süregelen tartışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Mahkeme, oyların zamanında sayılmasına izin veren yasanın, eyaletin seçim sürecine müdahale yetkisi dahilinde olduğuna hükmetti.
Kararın arka planı
Mississippi eyalet yasası, posta yoluyla gönderilen oy pusulalarının seçim günü mesai bitimine kadar postaya verilmesi ve en geç beş iş günü içinde seçim kuruluna ulaşması koşulunu getiriyor. Bu af süresi, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ve posta hizmetlerine erişimi sınırlı olan seçmenler için kritik öneme sahip. Muhafazakar çevreler, bu uygulamanın oy sayımında gecikmelere ve potansiyel usulsüzlüklere yol açtığını savunarak yasaya itiraz etmişti. Ancak Yüksek Mahkeme, eyaletin oy verme sürecini düzenleme yetkisinin anayasal olduğunu ve af süresinin seçmen katılımını artırdığını belirtti.
Karar, Baş Yargıç John Roberts liderliğindeki 6-3 çoğunlukla alındı. Muhalif yargıçlar, af süresinin seçim güvenliğini zayıflattığını ve eyaletler arası farklılıkların seçmen haklarında eşitsizlik yarattığını öne sürdü. Karar metninde, oy kullanma hakkının geniş yorumlanması gerektiği vurgulanırken, posta oylarına ilişkin düzenlemelerin eyaletlerin takdirine bırakıldığı hatırlatıldı. Bu, federal bir standart oluşturulması yönündeki çağrıları gündeme getirdi.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD'de posta oylaması, özellikle 2020 başkanlık seçimlerinde yoğun tartışmalara konu olmuştu. O dönemde eski Başkan Donald Trump'ın posta oylarının hileli olduğu iddiaları, seçim sonuçlarına gölge düşürmüştü. Yüksek Mahkeme'nin bu kararı, posta oylarının meşruiyetini güçlendirirken, seçim süreçlerinde eyaletler arası uyum sorununu da ortaya koyuyor. Avrupa Birliği ve diğer demokrasiler, ABD'deki seçim güvenliği tartışmalarını yakından izliyor. Özellikle posta oyu sistemlerinin yaygınlaştığı ülkelerde, bu karar emsal teşkil edebilir. Uzmanlar, kararın 2028 seçimleri öncesinde eyaletlerin posta oyu politikalarını şekillendireceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de posta yoluyla oy kullanma uygulaması bulunmamakla birlikte, Yüksek Mahkeme'nin kararı, seçim süreçlerinin güvenliği ve katılımın artırılması arasındaki denge açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türk seçim sisteminde yurt dışı temsilciliklerde oy kullanma ve gümrük oyları gibi uygulamalar, benzer af süreleri ve posta oylarına ilişkin tartışmaları gündeme getirebilir. Ayrıca, ABD'deki siyasi gelişmeler Türkiye-ABD ilişkilerini doğrudan etkilemese de, seçim güvenliği konusu küresel demokrasi tartışmalarında Türkiye'nin pozisyonunu şekillendirebilir. Karar, özellikle seçim mevzuatının uluslararası normlara uyumu bağlamında akademik ve siyasi çevrelerde ilgiyle karşılanacaktır.