ABD Yüksek Mahkemesi yargıçları Amy Coney Barrett ve Elena Kagan, nadir görülen bir şekilde Kongre önünde ifade vererek, kendilerine ve ailelerine yönelik artan tehditler nedeniyle mahkeme güvenliği için ek kaynak ayrılması çağrısında bulundu. İki yargıç, mahkeme binasının çevresindeki güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığına dikkat çekerek, yasa koyuculardan daha fazla fon tahsis edilmesini istedi. Bu ziyaret, yargı bağımsızlığına yönelik artan tehditlerin ve kutuplaşmanın gölgesinde gerçekleşti.
Güvenlik endişeleri arka planı
Yargıç Barrett ve Kagan, Senato Ödenekler Alt Komitesi'nde yaptıkları konuşmada, mahkeme personeli ve yargıçların karşı karşıya olduğu tehditlerin boyutunu anlattı. Barrett, "Tehditler sadece bize değil, ailelerimize de yöneliyor. Bu durum, yargı görevimizi yerine getirirken kaygı yaratıyor" dedi. Kagan ise, mahkemenin fiziksel güvenliğinin yanı sıra siber güvenlik altyapısının da güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yargıçların bu açıklamaları, 2022 yılında bir Yüksek Mahkeme yargıcının evinin önünde yapılan protestolar ve sosyal medyada artan tehdit mesajlarının ardından geldi. Geçtiğimiz yıl Kongre, yargıç güvenliği için 13 milyon dolar ek bütçe onaylamıştı, ancak yargıçlar bunun yeterli olmadığını belirtti.
Mahkeme Başyargıcı John Roberts da daha önce yaptığı yıllık raporda, yargı mensuplarına yönelik tehditlerin "endişe verici" seviyelere ulaştığını ve bu durumun yargı bağımsızlığına zarar verdiğini ifade etmişti. Özellikle 2022'de kürtaj haklarına ilişkin Dobbs kararı ve 2023'teki üniversitelerde pozitif ayrımcılık kararı sonrası, yargıçlara yönelik saldırılar arttı. Barrett ve Kagan'ın her ikisi de Dobbs kararında çoğunluk görüşüne katılan isimler arasında yer alıyor.
Siyasi kutuplaşma ve yargı bağımsızlığına yansımaları
ABD'de artan siyasi kutuplaşma, Yüksek Mahkeme'yi de hedef tahtasına koydu. Mahkemenin aldığı tartışmalı kararlar, yargıçların güvenliğini risk altına sokarken, bağımsız yargı ilkesini de zedeliyor. Uzmanlar, yargıçlara yönelik tehditlerin demokratik kurumlara olan güveni aşındırdığını belirtiyor. Kongre üyeleri, yargıçların çağrısına olumlu yaklaşırken, bazı Cumhuriyetçi senatörler, güvenlik önlemlerinin yanı sıra mahkeme kararlarının da toplumda daha az kutuplaştırıcı olması gerektiğini savundu. Bu gelişme, yargı-yasama ilişkileri açısından da önem taşıyor; çünkü Yüksek Mahkeme yargıçları, Kongre önünde ifade vermeye nadiren çağrılıyor. En son 2011 yılında yargıçlar etik kurallar ve mali açıklamalar konusunda bilgi vermek üzere Capitol Hill'de bulunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de yargı bağımsızlığı ve yargı mensuplarının güvenliği sıkça tartışılan konular arasında. ABD'de yargıçların artan tehditler karşısında Kongre'den ek güvenlik talep etmesi, yargı bağımsızlığını korumanın küresel bir sorun olduğunu gösteriyor. Türkiye'de benzer güvenlik endişeleri, özellikle yüksek profilli davalara bakan yargıçlar için gündeme gelebiliyor. ABD'deki bu gelişme, yargı bağımsızlığını tehdit eden faktörlerin sadece siyasi müdahaleler değil, aynı zamanda fiziksel güvenlik riskleri olduğunu hatırlatıyor. Türkiye'nin bu konuda alacağı dersler, yargı mensuplarının güvenliğini sağlamaya yönelik politikaları gözden geçirmesi açısından önem taşıyor. Ayrıca, ABD'deki bu tartışmalar, demokratik ülkelerde yargı bağımsızlığını korumanın evrensel zorluklarına işaret ediyor.